2025 gerçekten ne yaptı bize?

Son dönemlerde sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan bir cümle var:
“2025 beni öldürmeye çalıştı, gerçekten…”

Bir espri gibi başlayan bu paylaşımlar, kısa sürede adeta bir akıma dönüştü. Çünkü çoğumuz bu cümlede kendimizden bir parça bulduk. Zor geçen bir yılın, yorgunlukların, hayal kırıklıklarının ortak ifadesi oldu belki de.

Her yılın sonunda aynı soruyu soruyoruz: Zaman ne kadar da hızlı geçti, değil mi?
Ama 2025 için bu soru biraz daha ağır geliyor. Sadece hızla geçen bir yıl değil, çoğu insan için zorlayan, yoran, sınayan bir yıl oldu.

Ekonomik sıkıntılar, günlük hayatın artan yükü, belirsizlikler… Bir yandan ayakta kalmaya çalışırken, diğer yandan “daha iyi olacak mı?” sorusunu içimizde taşıdık. Sosyal medyadaki o ironik cümle aslında bir gülümsemeden çok, toplumsal bir yorgunluğun dışavurumu.

Şimdi yeni bir yıla giriyoruz.
2026…

Her yeni yıl biraz umut demek, biraz da temkin. Çünkü beklentilerle hayal kırıklıkları arasında gidip gelmeyi artık iyi biliyoruz.

Peki ya güzel Marmarisimiz?
İdarecilerin sıkça dile getirdiği gibi gerçekten bir “vizyon kent” olabilecek mi?
Yoksa yıllardır konuşulan projeler, verilen sözler ve ertelenen sorunlar arasında yerinde saymaya devam mı edecek?

Altyapıdan trafiğe, çevreden kent estetiğine kadar çözülemeyen başlıklar hâlâ masada duruyor. Marmaris, potansiyeli yüksek ama bu potansiyeli tam anlamıyla kullanamayan bir kent görüntüsü vermeye devam ediyor. Vizyon, sadece söylemle değil; planla, kararlılıkla ve sahadaki somut adımlarla olur.

2026’nın bize ne getireceğini zaman gösterecek.
Ama belki de artık dilek tutmaktan çok, hesap sormanın; beklemekten çok, talep etmenin zamanı.

Yeni yıl umut getirsin elbette…
Ama bu kez umut, lafta değil icraatta karşılık bulsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.