MEVSİM GEÇER, SORUN KALIR

Marmaris’te mevsim geçişleri artık yalnızca doğanın değil, altyapının da sınavı haline geldi. Birkaç gün süren sağanak yağışın ardından bozulan yollar, çöken kaldırımlar, taşan mazgallar… Ve hemen arkasından başlayan “hızlı müdahale” görüntüleri.
Ekipler sahada, kurumlar çalışıyor, yaralar sarılıyor. Ancak ilçe sakinlerinin zihnindeki soru değişmiyor: Bu bir iyileştirme mi, yoksa bir sonraki yağmura kadar yapılan geçici bir makyaj mı?

Dünyanın incisi olarak anılan Marmaris, coğrafi olarak hem eşsiz bir doğaya hem de zor bir topoğrafyaya sahip. Eğimli araziler, dere yatakları, yoğun yapılaşma ve her sezon artan nüfus… Tüm bunlar altyapı planlamasının günü kurtaran değil, uzun vadeli yapılmasını zorunlu kılar hale getiriyor.
Ancak Marmaris için tabloya baktığımızda her sezon öncesi başlayan, sezon ortasında yarım kalan ve sezon bitiminde yeniden gündeme gelen yollar görüyoruz. Bir kazı açılıyor, asfalt sökülüyor, aylarca o şekilde kalıyor. Üzerine bir yağmur yağıyor; çamur, çukur, çökme ( Turunç yolu buna örnek).
Sonra yeniden müdahale, bu döngü artık sıradanlaştı.

‘Marka şehir olacağız’ denilen, turizm kenti kimliğini taşıyan bir yerde, görüntü kirliliği yalnızca estetik bir sorun değildir; ekonomik ve sosyal bir sorundur. Sezona hazırlanması gereken bir ilçede, tozlu yollar ve bariyerlerle çevrili inşaat alanları artık olağan manzara haline geldi.

Sürekli sahada olduğumuz için her mahalleden iletişim kurduğumuz kent sakinleri var ve hepsi neredeyse aynı soruları soruyor: “Her yıl aynı yer neden tekrar kazılıyor?” Kurumlar sahada ama sistem nerede?

Yağış sonrası tüm kurumların hızlı refleks göstermesi elbette önemli. Belediyeler, altyapı birimleri, teknik ekipler… Herkes hasar gören noktalarda çalışıyor. Ancak Marmaris’in ihtiyacı yalnızca kriz anında müdahale değil; önleyici, koordineli ve kalıcı bir planlama.

Kurumlar arası eşgüdüm çok önemli, en çok sahada hissedilir çalışmaların da hız kazanması lazım. Bir kurum asfalt atıyor, kısa süre sonra başka bir çalışma için aynı yol yeniden kazılıyor. Bu durum hem kamu kaynağının hem de vatandaşın sabrının yıpranmasına neden oluyor.

Artık “idare eder” değil, “çözümle gelen” bir anlayış bekliyoruz, Marmaris büyüyor. Kentin nüfusu artıyor, yapılaşma yoğunlaşıyor, iklim koşulları sertleşiyor. İklim değişikliği gerçeği ortadayken, ani ve yoğun yağışlar artık sürpriz değil.

O halde sorulması gereken soru şu:
Altyapı, bugünün Marmaris’ine mi göre planlanıyor; yoksa 20 yıl öncesinin nüfusuna göre mi?

Vatandaş artık geçici yama değil, kalıcı çözüm istiyor. Sezon öncesi alelacele tamamlanan ama ilk yağmurda dağılan asfaltlar değil; uzun vadeli mühendislik planları görmek istiyor.

'Makyaj akıyor, gerçek ortaya çıkıyor'

Her yağmur sonrası ortaya çıkan tablo bize şunu hatırlatıyor: Sorun yüzeyde değil, temelde.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.