Cemal Köyük
Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmeyecek mi?
Peygamber Efendimizin “Sağ elin verdiğini sol el bilmeyecek” öğüdü, yardımlaşmanın özünü anlatır. Gösterişten uzak, incitmeden, rencide etmeden…
Ancak her Ramazan ayında aynı manzaralara şahit oluyoruz. Belediyeler adeta “En çok iftarı biz verdik” yarışına giriyor. Belediye başkanları ellerinde kepçelerle kameralar karşısında yemek dağıtıyor. Uzun kuyruklar, bekleyen insanlar, haber bültenlerine taşınan görüntüler…
Bir dönem “Ramazan çadırları kurulmasın” tartışması başlamıştı. Yardımların ihtiyaç sahiplerine evlerinde, daha mahrem bir şekilde ulaştırılması konuşuluyordu. Amaç; insanları incitmemek, yardımı bir teşhir aracına dönüştürmemekti. Fakat görünen o ki çadırlar yine kuruldu, kuyruklar yine uzadı ve muhtaçlık görüntüleri yine manşet oldu.
Elbette mesele yardım etmek değil. Yardım kıymetlidir. Paylaşmak güzeldir. Sorulması gereken asıl soru şu:
İnsanlar neden kendi kazançlarıyla, sıkıntı çekmeden, evinde ya da dışarıda dilediği yemeği yiyemiyor?
Ramazan’da dilediği restoranda iftarını açabilenler var elbette. Ama onlar çadır kuyruklarında bekleyenler değil.
Eskiden “orta direk” denilen bir kesim vardı. Ne zengindi ne yoksul. Onurlu bir şekilde geçinir, kimseye muhtaç olmazdı. Şimdi tablo değişti. Toplum giderek ikiye ayrılıyor: Zenginler ve yoksullar.
Bir kesim iftar çadırlarına yetişmeye çalışıyor. Bir kesim ise en lüks restoranlarda, “Acaba hesap ne gelecek?” endişesi olmadan iftarını açıyor.
Şimdi soralım:
Ramazan çadırları bir lütuf mu? Yoksa insanların muhtaç hale gelişinin görünür hâle gelmesi mi?
“Bu Ramazan 10 bin, 20 bin kişiye iftar verdik” demek gerçekten övünülecek bir tablo mu?
Yoksa o rakamlar, ekonomik gerçeğin sessiz bir itirafı mı?
Keşke insanlar çadırlara muhtaç olmadan yaşayabilseydi.
Keşke aileler çocuklarını alıp bir lokantaya giderken “Param yeter mi?” kaygısı taşımasaydı.
Keşke yardım kuyrukları değil, emeğin karşılığını alan insanların huzuru konuşulsaydı.
İşte asıl mesele bu.
Ramazan paylaşmaktır, evet.
Ama en büyük paylaşım, insanları yardıma muhtaç bırakmayan bir düzen kurabilmektir.
Keşke…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.