Demet Kızıl
Gazetecilikte yapay zeka dönemi
Artık haber merkezlerinde sadece muhabirlerin klavye sesi yok. Veri analiz eden yazılımlar, metin yazabilen sistemler, görüntü doğrulama araçları var. Yapay zekâ; saniyeler içinde metin oluşturabiliyor, büyük veri yığınlarından anlam çıkarabiliyor, hatta röportaj soruları önerebiliyor. Artık resmi ve özel kurumlar eğitimlerinde yapay zekaya da yer vermeye başladı, bunlar için okullarda özel dersler oluşturulmaya başladı.
Peki bu iyi mi, kötü mü?
Mesele teknolojinin varlığı değil ki Mesele, onu nasıl kullandığımız.
Yapay zekâ gazetecinin yerine geçmez ama gazetecinin yükünü hafifletebilir.
Arşiv taramada hız kazandırır,resmî raporları analiz eder, veriyi sadeleştirir.
Ancak sokaktaki esnafın yüzündeki kaygıyı, yangın sonrası köylünün gözündeki çaresizliği, sel bastığında kapısının önünde su tahliye eden vatandaşın öfkesini hissedemez.
Çünkü gazetecilik sadece bilgi değildir; tanıklıktır.
Marmaris’in gerçeği algoritmayla ölçülmez
Marmaris yaklaşan sezona hazırlanırken sosyal medyada parlatılmış görüntüler dolaşacak. Mavi bayraklar, gün batımı manzaraları, dolu restoranlar…
Ama biz biliyoruz ki bu kentin hikâyesi sadece kartpostallardan ibaret değil.
Yangınları gördük, selleri yaşadık, altyapı tartışmalarını takip ettik, yarım kalan işleri, bitmeyen projeleri yazdık.
Bir algoritma “trend olanı” öne çıkarır. Gazeteci ise “görülmeyeni” ortaya çıkarır. İşte fark burada.
Yapay zekâ ile gazetecilik bir tehdit değil; doğru kullanıldığında bir fırsattır.
Önemli olan, kolaycılığa kaçmadan, hazır metinlerle kenti anlatmaya kalkmamak.
Sahaya çıkmadan masa başından Marmaris’i yazmaya çalışmamak.
Çünkü Marmaris masa başında anlaşılmaz, tozunu yutmadan, güneşini hissetmeden, esnafla çay içmeden, mahalle aralarında dolaşmadan yazılamaz.
Yaklaşan sezon bize şunu hatırlatıyor: Bu kent hızla değişiyor. Turizm dönüşüyor. Beklentiler artıyor. Gazetecilik de dönüşüyor.
Ama öz değişmemeli.
Yapay zekâ yazabilir, ama vicdan yüklenemez, veri analiz edebilir, ama sorumluluk hissedemez.
Marmaris’i anlatacak olan yine insan olacak.
Bu kentin yangınında terleyen, selinde ıslanan, yaz sıcağında haber kovalayan gazeteci olacak. Teknoloji elimizde bir araçtır, Kalem ise hâlâ bizim kalacaktır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.