Tunca Çalışkan

Tunca Çalışkan

Marmaris’te İnce Hesap MIYC Kış Trofesi 3. Ayak

Kış Trofesi’nin 3. ayağı Marmaris’te tamamlandı. Takvimde sıradan bir hafta sonu gibi görünse de suyun üzerinde işler hiç sıradan değildi.

Rüzgâr ne sertti ne zayıf. Tam kararındaydı.
Ve işte tam da bu yüzden yarış “güç yarışı” değil, “karar yarışı” oldu.

44 tekne iki gün boyunca aynı parkuru paylaştı. Büyük kopuşlar olmadı. Farklar saniyelerle oluştu. ORC sisteminde bu saniyeler bazen birincilikle dördüncülük arasındaki mesafedir. Dışarıdan bakıldığında dengeli bir tablo var; içeride ise sürekli çalışan bir matematik.

Bu ayakta öne çıkan şey hızdan çok disiplin oldu. Start hattında doğru yerde olmak, temiz hava bulmak ve manevraları minimum kayıpla yapmak belirleyiciydi. Özellikle orta karar basınçta, tekne trimine hakim olmayan ekiplerin yukarıda kalması zor.

Bir başka dikkat çeken konu adaptasyon süreciydi. Yeni teknelerle sahada olan ekipler vardı. Yeni tekne demek; potansiyeli keşfetmek demek. Kağıt üzerindeki performans verisi ile suyun üzerindeki gerçek her zaman aynı olmaz. Bu yüzden bazı ekipler için bu ayak kupa kadar değerli bir veri toplama süreciydi.

Sonuç tablolarına bakıldığında liderliğin sabit kalmadığı görülüyor. Bu, serinin sağlıklı ilerlediğini gösterir. Çünkü tek taraflı bir dominasyon yok; her sınıfta mücadele açık. Küçük hatalar pahalıya mal oldu, küçük doğrular ise ciddi kazanç sağladı.

Organizasyon tarafında parkurun tamamlanması ve iki yarışın sağlıklı şekilde yapılması serinin sportif bütünlüğünü korudu. Parkur tarafında ise klasik Marmaris atmosferi hâkimdi: rekabet yüksek, tansiyon kontrollü.
3. Ayak şunu net biçimde ortaya koydu:
Seri henüz şekillenmedi. Hiçbir sınıfta “bitti” denecek bir tablo yok. Herkes birbirinin hızını gördü, eksiklerini fark etti.

14–15 Mart’ta aynı suda yeniden buluşulacak.
Ama bu kez herkes daha hazırlıklı olacak.

Marmaris’te bu hafta sonu büyük fırtınalar yaşanmadı.
Bunun yerine küçük farkların büyük sonuçlar yarattığı bir yarış izledik.

Marmaris’te Güç Dengeleri Değişiyor

Bu ayağın dikkat çeken olaylarından bahsetmeden geçmek mümkün değil.

Önce ORC A…

Vedat Tezman ve Oğuz Ayan’ın güçlerini birleştirdiği CHACAL (HH42), uzun bir aradan sonra Marmaris sularına döndü ama “ısınma turu” yapmaya değil, mesaj vermeye gelmişti. 5-2’lik seriyle grubu domine etmeyi başardılar.

Unutmamak lazım; ORC A en kalabalık ve en sert gruplardan biri. Burada tek bir kötü yarış, tüm tabloyu altüst edebilir. O yüzden bu performans sadece bir başarı değil, aynı zamanda psikolojik üstünlük demek.

ORC B tarafına baktığımızda Rus ekiplerin performansı gerçekten takdire şayan.

Andrey Bratan liderliğindeki FOX-L (X-41) 1-1’lik net skorla “Ben bu grubun liderliğine oynuyorum” dedi. Çok net, çok temiz bir mesaj.

Bu tabloda bir Türk teknesinin kürsüde olması ise ayrı bir gurur. Tolga Gökova liderliğindeki JOLLY BABA (J122) üçüncülüğü alarak bayrağı yukarıda tutmayı başardı. Açık söyleyeyim, böyle anlarda milli duygular biraz kabarıyor. Çünkü o rekabetin içinde kalmak kolay değil.


ORC D’ye geldiğimizde ise dengeler değişti.

Alexey Diasamidze liderliğindeki ARNES (First 40.7) 1-3’lük derecelerle ayağın kazananı oldu.

Benim liderliğini yaptığım AGILE (X-35) sezon başından beri istikrarlı bir şekilde zirvede ilerliyordu ve 1 saniye ile haftanın birinciliğini kaptırdı. Yelken yarışı böyle bir şey; küçük farklar büyük sonuçlar doğurur.

Bu da demek oluyor ki sezon henüz bitmedi, hikâye daha yazılmaya devam ediyor.


ORC E grubunda ise tablo net: Türk tekneleri burada ciddi bir ağırlık koymuş durumda. Domine edecekleri açıkça görülüyor. Bu grup sezonun en renkli rekabetlerinden birine dönüşebilir.

Ama benim için bu ayağın en anlamlı hikâyesi ORC F’te yazıldı.

Hüseyin Akbulut liderliğindeki RED LIONS, sezon başından beri kovaladıkları birinciliği sonunda aldı.

Ve burada bir parantez açmak gerekiyor: Bu ekip tamamen engelli sporculardan oluşuyor.

Denizde mazeret yoktur deriz ya… Onlar bunu sadece söylemiyor, yaşıyor. Tüm sektöre, tüm spor camiasına şunu gösterdiler: İstersen, gerçekten istersen, engel yoktur.

Kendim kazanmış gibi sevindim. Ve başarılarından dolayı iki kez alkışı hak ediyorlar.

ORC G grubunda ise tablo neredeyse kesinleşmiş gibi.

Bülent Çelik liderliğindeki INHACA (MOD11) tüm yarışları kazanarak istikrarın ne demek olduğunu gösteriyor. Yarış kazanmak zordur, sürekli kazanmak daha zordur. Bu tempoyla giderlerse sezon sonunda kupayı kaldırmaları sürpriz olmaz.

Sonuç olarak bu ayak bize bir şeyi tekrar hatırlattı:

Marmaris’te yarışmak sadece hız meselesi değil.
Strateji, istikrar, ekip uyumu ve psikoloji oyunun en az tekne hızı kadar önemli parçaları.

Ve sezon daha bitmedi.
Deniz sürpriz sever.
Yelken bazen tam da budur:
Marmaris bu ayak Gürültüsüz ama çok net geçti

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum