Demet Kızıl
Çamur atmak kolay, temizlemek zor
“Çamur atarsın izi kalır” derler. Peki ya elinde kalan çamur ne olacak?
İftira ile haber yapılmaz.
İddia ile ceza verilmez.
Gazeteciliğin kutsallığını tartışmaya bile gerek yok; çünkü gazetecilik ya vardır ya yoktur.
Marmaris bugün sadece meteorolojik anlamda değil, toplumsal ve vicdani olarak da fırtınalı günlerden geçiyor. Rüzgâr sert, hava bulanık, sözler keskin. Konuşana, eleştirene, soru sorana; kimi zaman doğrudan, kimi zaman aba altından sopa gösterilen bir iklim hâkim.
Ama şunu da unutmamak gerekir:
Doğru tektir.
Ve doğru, er ya da geç mutlaka ortaya çıkar.
Bugün sesler bastırılabilir, iddialar köpürtülebilir, algılar yönetilebilir. Ancak hakikat; ne manşetle şekillenir ne de dedikoduyla yok olur. Zaman, her şeyin en acımasız ama en adil hakemidir.
Bizim meselemiz Marmaris ise, yönümüzü geçmişin isim tartışmalarına değil, bugünün ve yarının çözümlerine çevirmek zorundayız. Marmaris’in geçmişteki adının Fiskos mu, başka bir şey mi olduğu üzerinden polemik üretmek; kenti ileriye taşımaz. Asıl ihtiyaç duyulan şey, akıl, sağduyu ve çözüm iradesidir.
Bu şehir, dedikodularla değil; emeğiyle, doğasıyla, insanıyla ayakta durur.
Bu şehir, korkuyla değil; şeffaflıkla güçlenir.
Bu şehir, susturularak değil; konuşularak iyileşir.
Ve son söz şu olsun:
Çamur atmak kolaydır.
Ama o çamur, bir gün mutlaka atan kişinin ellerinde kalır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.