Cemal Köyük
Birkaç Dakikada Değişen Hayat
Venezuela'da yaşanan felaketin görüntülerini izlerken bir kez daha düşündüm: İnsan gerçekten neyin peşinde koşuyor?
Hayatımızın büyük bölümünü makam, mevki, para ve güç mücadelesiyle geçiriyoruz. Daha büyük evler, daha lüks arabalar, daha yüksek makamlar istiyoruz. Sanki bunlara sahip olduğumuzda her şey tamamlanacakmış gibi yaşıyoruz.
Oysa doğa bize sürekli aynı gerçeği hatırlatıyor: Hiçbir şey kalıcı değil.
Bir deprem, bir sel, bir yangın ya da birkaç dakikalık bir felaket... Yıllarca emek vererek kurduğumuz düzeni bir anda yerle bir edebiliyor. O an geldiğinde bankadaki paranın, sahip olunan mülklerin, koltukların ve unvanların ne kadar değersizleştiğini görüyoruz.
Çünkü insanın gerçekten ihtiyaç duyduğu şey nefes alabilmek, sevdiklerine sarılabilmek ve hayatta kalabilmektir.
Peki biz ne yapıyoruz?
Ormanları kesiyor, doğayı yok ediyor, beton yığınlarını ilerleme sanıyoruz. Daha fazla kazanmak uğruna yaşadığımız dünyayı tüketiyoruz. Sonra da doğanın karşısında ne kadar güçsüz olduğumuzu acı şekilde öğreniyoruz.
Belki de kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Hayat gerçekten sahip olduklarımızdan mı ibaret, yoksa sahip olduğumuzu sandığımız her şeyden daha değerli olan yaşamın kendisi mi?
Çünkü günün sonunda geriye kalan ne makamdır ne servettir ne de güçtür.
Geriye kalan tek şey yaşamdır.
Ve yaşam, bize verilmiş en büyük zenginliktir.
""En Büyük Zenginlik Nefes Alabilmektir".
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.