MERKÜR AKREP BURCUNDA RETRO
Bazen hayatımızda değiştiremediğimiz şeyler vardır. Bir de değiştirebileceğimiz hâlde kaybetmekten korktuğumuz için değiştirmediklerimiz…
24 Ekim – 13 Kasım 2026
İşte önümüzdeki dönem, bu ikisi arasındaki farkı görmemizi sağlayabilir.
Güneş’in Akrep burcuna geçmesiyle birlikte dikkatimiz hayatımızın daha derin, daha mahrem ve çoğu zaman kendimizden bile sakladığımız taraflarına yöneliyor. 3 Ekim’den beri retro hareketinde olan Venüs’e, 24 Ekim’de Akrep burcunda geri hareketine başdlayacak Merkür de katılıyor.
Venüs 25 Ekim’de Terazi’ye geri dönerken, Merkür Akrep’te ilerlemeye devam edecek. Her ikisi de 13 Kasım’da düz harekete geçecek.
Güneş kim olduğumuzu, Venüs neye değer verdiğimizi, Merkür ise bütün bunlar hakkında neye inandığımızı sorgulamamıza neden olabilir.
Akrep arketipi yalnızca tutku, kıskançlık ve krizlerle ilgili değildir. Güveni, sadakati, mahremiyeti, ortak kaynakları, güç mücadelelerini ve kaybetme korkusunu da anlatır. En önemlisi, bir şeye neden bu kadar sıkı tutunduğumuzu ve onu kaybettiğimizde kendimizden neyin eksileceğine inandığımızı gösterir.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte yalnızca aşk ilişkilerimiz değil; aile bağlarımız, dostluklarımız, iş ortaklıklarımız, maddi bağımlılıklarımız ve yıllardır sürdürdüğümüz alışkanlıklarımız da sorgulanabilir.
Bir ilişkide sürekli veren taraf olduğumuzu fark edebiliriz. Ailemizle aramızda sevgi adı altında kurulmuş bir suçluluk bağı olduğunu görebiliriz. Bir dostluğun artık karşılıklı olmadığını anlayabilir ya da maddi güvencemizi kaybetmemek için istemediğimiz koşullara katlandığımızı kabul etmek zorunda kalabiliriz.
Çünkü bağımlılık yalnızca bir insandan ayrılamamak değildir. Bazen onaylanma ihtiyacından, haklı çıkma arzusundan, alıştığımız düzenden ya da kendimiz hakkında yıllardır inandığımız bir düşünceden vazgeçememektir.
Venüs retrosu ilişkilerde ne kadar değer gördüğümüzü, ne kadar emek verdiğimizi ve bu emeğin ne kadar karşılık bulduğunu yeniden değerlendirmemize neden olabilir. Merkür retrosu ise bütün bunların ardındaki düşüncelerimizi sorgulatabilir.
Neden hayır demekte zorlanıyoruz? Neden birini kırmamak için kendimizi kırıyoruz? Neden bizi mutsuz eden bir düzeni değiştirmek yerine ona uyum sağlamaya çalışıyoruz?
Belki de yıllar önce sevilmek, kabul görmek ya da güvende kalmak için kendimize bazı kurallar koyduk.
İyi bir evlat olmalıyım. Herkesi memnun etmeliyim. Güçlü görünmeliyim. Kimseye muhtaç olmamalıyım. Seviyorsam katlanmalıyım.
Sonra bu kuralları kendi seçimlerimiz sanarak yaşamaya devam ettik.
Oysa bir zamanlar bizi koruyan düşünceler, bugün gelişmemizin önündeki en büyük engel hâline gelmiş olabilir.
İşte Akrep’in dönüşümü burada başlıyor. Başkalarını değiştirmeye çalışmayı bırakıp kendi hayatımızdaki payımızı görmeye başladığımız yerde.
Bu dönemde geçmişten insanlar dönebilir, eski sevgililerden haberler gelebilir, yarım kalmış konuşmalar yeniden açılabilir. Gizlenen bilgiler, güven sorunları, kıskançlıklar ve geçmişte yaşanan kırgınlıklar gündeme gelebilir. Ancak duyduğumuz her şeyi gerçek kabul etmek ya da her davranışı üzerimize almak yerine, bildiklerimizle varsaydıklarımızı ayırmamız gerekecek.
Özellikle Venüs’ün Terazi’ye dönüşüyle ilişkilerdeki karşılıklılık ve adalet meselesi daha da önem kazanacak.
Birlikte olmakla birbirine bağımlı olmak aynı şey değildir. Birine sadık kalmak, kendimize sadakatsizlik etmeyi gerektirmez.
Bu süreç ortak paralar, borçlar, alacaklar, miras, paylaşılan sorumluluklar ve maddi anlaşmalar açısından da geçmiş kararlarımızı yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Kime ne kadar güvendiğimiz, hangi sorumlulukları üstlendiğimiz ve hangi koşulları artık kabul etmek istemediğimiz daha belirgin hâle gelebilir.
Akrep’in gölge tarafı kontrol ederek güvende kalmaya çalışır. Oysa her şeyi kontrol etmek mümkün değildir. Başkalarının ne düşüneceğini, kimi seçeceğini, nasıl davranacağını belirleyemeyiz. Ama kendi sözlerimizi, sınırlarımızı ve seçimlerimizi değiştirebiliriz.
Bazen birinin davranışını kişisel algılamamak, onun yaptığını onaylamak değildir. Bazen varsayımda bulunmamak, şüphelerimizi bastırmak değil, gerçeği öğrenme cesareti göstermektir. Ve bazen elimizden gelenin en iyisini yapmak, bir ilişkiyi ne pahasına olursa olsun sürdürmek değil, gerektiğinde bırakabilmektir.
13 Kasım’da Merkür ve Venüs’ün düz harekete geçmesiyle birlikte bu sorgulamalardan edindiğimiz farkındalıkları kararlarımıza yansıtmaya başlayabiliriz.
Kimimiz bir ilişkiyi onaracak, kimimiz bir ortaklığı yeniden düzenleyecek, kimimiz ailesiyle sınırlarını belirleyecek. Kimimiz de yıllardır kendisine ait olmayan sorumlulukları taşımaktan vazgeçecek.
Çünkü gerçek dönüşüm, hayatımızdan birilerini çıkarmakla değil, o ilişkilerin içinde kendimizi neden kaybettiğimizi anlamakla başlar.
Belki de bu dönemin bize göstereceği en önemli gerçek şu:
Birini kaybetmemek için kendimizden vazgeçtiğimizde, aslında korktuğumuz kaybı çoktan yaşamış oluyoruz.
Peki, biz gerçekten neyi kaybetmekten korkuyoruz? Bir insanı mı, alıştığımız hayatı mı, yoksa onlar olmadan kim olacağımızı bilmemeyi mi?
Sevgilerimle…
Astrolog
Işıl YIKILMAZ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.