Marmaris’te yangın yönetmeliklerindeki su deposu neye göre belirleniyor?

Marmaris’te yangın yönetmeliklerindeki su deposu neye göre belirleniyor?

Marmaris’te bazı işletmelerden yangın güvenliği kapsamında su deposu istendiğini belirten vatandaşlar, kapasitenin hangi ölçütlere göre belirlendiğini soruyor.

Yetkili kurumlardan edinilen bilgiye göre, depo kapasitesi her işletme için sabit bir miktar üzerinden değil, yapının özellikleri ve teknik gereksinimlerine göre hesaplanıyor.Vatandaşların “Neden deniz suyu yerine tatlı su isteniyor?” sorusunda ise tesisatın teknik özellikleri önem taşıyor.

Özellikle kırsal mahallelerdeki işletmelerle ilgili bizlere ulaşan vatandaşlar, işyerlerinin yanına “11 bin metreküplük su deposu” yapılmasının istendiğini ileri sürdü.

5 bin, 8 bin, 11 bin veya 20 bin metreküp neye göre?

Konuya ilişkin bilgi alınan görüşmede 5 bin, 8 bin, 11 bin ve 20 bin metreküp gibi farklı miktarlar dile getirildi. Bu rakamların işletmelere uygulanacak sabit kapasite değerleri olmadığı belirtildi. Görüşmede geçen miktarlar, doğrulanmış bir proje hesabı veya kapasite tablosu niteliği taşımıyor.

Yetkili kurumlardan edinilen bilgiye göre, yangın suyu deposunun kapasitesi işletmenin metrekaresi, yapının durumu ve ilgili standartların gerektirdiği söndürme sistemi ihtiyacı doğrultusunda belirleniyor. Dolayısıyla belirli bir işletmeden neden belirli miktarda su deposu istendiğinin açıklanabilmesi için o işletmenin projesinin incelenmesi gerekiyor.

Hesaplamayı proje müellifi yapıyor

İşyeri açma ve çalışma ruhsatı kapsamında itfaiye raporu gereken işletmeler için mimari tahliye, algılama ve söndürme projeleri hazırlanıyor. İşletmecinin çalıştığı ilgili proje müellifleri, hesaplamaları yönetmelik ve standartlar çerçevesinde yaparak projeyi uygunluk görüşü için itfaiyeye sunuyor.

Yangın söndürme sistemine ilişkin hidrolik hesaplamaları ilgili makine mühendisi hazırlıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesindeki teknik personel ise sunulan projelerin standart ve yönetmeliğe uygunluğunu inceliyor. Teknik değerlendirmelerde makine mühendisi, elektrik mühendisi ve mimarlar görev alıyor. Uygun bulunan projeler doğrultusunda uygulamaya geçiliyor.
Vatandaşların “Neden deniz suyu yerine tatlı su isteniyor?” sorusunda ise tesisatın teknik özellikleri önem taşıyor. Deniz suyunun yüksek tuz içeriği, buna uygun olmayan boru, pompa ve vanalarda korozyonu hızlandırabiliyor. Korozyon, zamanla sızıntı ve tıkanmalara neden olarak söndürme sisteminin performansını düşürebiliyor. Tatlı su tercihinin teknik gerekçeleri arasında sistemin bu etkilerden korunması bulunuyor.
Bununla birlikte, yönetmelikteki güvenilir su kaynağı şartı tek başına bütün depolarda tatlı su zorunluluğu anlamına gelmiyor. Deniz suyu, buna uygun tasarlanmış sistemlerde kullanılabiliyor. Bu nedenle vatandaşların aktardığı tatlı su talebinin somut gerekçesinin, işletmenin projesi ve kullanılan ekipman üzerinden açıklığa kavuşturulması gerekiyor.

Yalnızca kırsaldaki işletmeler için geçerli değil

Güvenilir su kaynağı sağlamak amacıyla ihtiyaç duyulan su depolarının yalnızca kırsal mahallelerle sınırlı olmadığı, gereksinim bulunması halinde ilçe merkezindeki işletmeler için de söz konusu olabildiği belirtildi.

İşletmenin adresi ya da itfaiyeye uzaklığının kapasite hesabına nasıl yansıdığına ilişkin görüşmede ayrıntılı bilgi verilmezken, somut taleplerin işletme ve proje bazında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.