Belediye personeline siyasi parti baskısı iddiasında Avukat Mert hukuki boyutunu değerlendirdi
Muğla’da belediye yöneticilerinin çalışanları siyasi parti değiştirmeye yönlendirdiği iddiaları tartışılırken, Marmarisli Avukat Eren Mert konunun hukuki boyutunu değerlendirdi.
İddialara göre bazı belediye çalışanları şefleri ya da yöneticileri tarafından telefonla aranarak ya da Whatsapp gruplarından mevcut siyasi parti üyeliklerinden istifa etmeleri, başka bir siyasi partiye geçmeleri ve üyeliklerini gösteren ekran görüntülerini yöneticilerle paylaşmaları yönünde baskıya maruz bırakılıyor.
Konuyla ilgili hukuki değerlendirmede bulunan Avukat Eren Mert, kişilerin siyasi tercihleri konusunda baskı altına alınmasının hukuken ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Avukat Eren Mert’in değerlendirmesine göre, bir kişinin siyasi partiye girme veya girmeme iradesinin baskı, tehdit ya da cebir yoluyla etkilenmesi halinde Türk Ceza Kanunu’nun 114. maddesi kapsamında siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu gündeme gelebiliyor. Söz konusu düzenlemede, belirli koşullar altında bir kimseyi siyasi partiye girmeye veya girmemeye zorlayan kişiler hakkında hapis cezası öngörülüyor.
Belediye yöneticilerinin kamu görevinin sağladığı yetkiyi siyasi amaçlarla kullanması durumunda ise olayın niteliğine göre TCK’nın 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun da değerlendirilebileceği belirtiliyor.
“Siyasi tercih kişisel iradeye bağlı”
Anayasa’nın 67. maddesiyle güvence altına alınan siyasi haklara dikkat çeken Eren Mert, siyasi parti üyeliğinin kişinin özgür iradesiyle verilmesi gereken bir karar olduğunu vurguluyor.
Çalışanın siyasi görüşü veya parti üyeliği nedeniyle iş yerinde sistematik baskıya maruz bırakılması halinde ise olayın iş hukuku açısından da değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Eylemlerin niteliğine ve somut olayın koşullarına göre mobbing, ayrımcılık veya kişilik haklarının ihlali kapsamında hukuki süreçlerin gündeme gelebileceği belirtiliyor.
“Deliller büyük önem taşıyor”
Avukat Eren Mert, baskı gördüğünü ileri süren çalışanların yaşananları belgelemelerinin hukuki süreç açısından önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Mert”Mesajlar, yazışmalar, tanık anlatımları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş diğer delillerin saklanması; olayın niteliğine göre Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması veya idari mercilere başvurulması mümkün olabiliyor “ diyerek çalışanların bu konularda dikkatli olmalarını belirtti.
Çalışanların ayrıca CİMER üzerinden idari uygulamalarla ilgili başvuruda bulunabileceği, somut olayın özelliklerine göre maddi ve manevi tazminat dahil olmak üzere farklı hukuki yolların değerlendirilebileceği ifade eden Avukat Eren Mert, öte yandan, belediye çalışanlarına siyasi parti değişikliği yönünde baskı yapıldığına ilişkin iddiaların ilgili kurum ve kişiler tarafından doğrulanması halinde hukuki boyutunun daha da önem kazanacağı belirtti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.