VİCDANLARI SIFIRLAYAMAZSINIZ

Çürümüş bir meyveye temas eden sağlam bir meyvenin zamanla çürümesi gibi, ahlaki çürüme başladığı zaman, toplumsal çözülmeler-çürümeler de kaçınılmaz olacaktır. Günümüz de gençlerimiz yurt dışına kaçmak için yoğun bir mücadele içinde. Gençlerimizin çoğunluğunda ciddi gelecek kaygısı, psikolojik sorunlar ve boş vermişlik var. Sayın GENÇLER, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüyle bu adımlarınızdan vazgeçin diyorum. “ Ey Türk gençliği. Birinci vazifen Türk istiklâl ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir”. Siz gençler bu cümlelerle işin netliğini-cevabını verdiniz. " Suçu açığa çıkarmak suç olarak kabul ediliyorsa, suçlular tarafından yönetiliyorsunuz demektir. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Devleti tarihler boyunca sıkıntılar yaşamıştır. Aramıza nifak tohumları sokanlar, yolsuzluk, haksızlık ve adaletsizlik yapanlar olacaktır. Bunların önüne geçmek için el vermek zorundayız. Yaşadığımız ev, apartman, sokak ve mahalle gibi sırayla sahip çıkmak asli görevimizdir. Atalarımız bizlerden çok daha büyük sıkıntı ve zulüm yaşadı. Hepsinin yüreğinde tek bir cümle var idi. “Vatan sağ olsun”, “Türk Milleti ilelebet hür ve bağımsız kalacaktır”. Bu haysiyetsizlere-kuklacılara, hırsızlara, rüşvetçilere gücümüz yetmez” diyerek başlarsanız başta kaybedersiniz. Bizlerin en çok kaybettiği nokta okumamak. Müslüman gençler İlk emir bile “Oku”. İlim, irfan-bilim oku. Müslüman isen sapkın-çarpıtıcı ideolojiler yayan(Menzil, Süleymancı-nurcu vb..) uzak durarak Kuran-Kerim kendin okuyacaksın. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıptır. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilelebet yaşamasını istiyorsan NUTUK okuyacaksın. Bu iki kitabı okuduğunda seni hiçbir siyasi ve çarpık ideoloji saptıramaz.

MİKRO’DAN MAKRO’YA TEMİZ TOPLUM OLUŞTURULMALI

Ne mutlu bize ki, renkli insan yapısı, tarihin her çağını yaşamış toprakları, eşsiz doğa güzelliği, operadan türküye, baleden folklora geniş bir kültür ve sanatı ile renklerin her tonunu taşıyan bu ülkenin vatandaşlarıyız. Ancak, tenkit etmek, kamuoyunu aydınlatmak ile yıkıcı olmak, hainlik etmek, zarar vermek arasındaki ince çizgiye çok dikkat edin, bu nüans farkını hassasiyetle irdeleyin. Arkasında kimin olduğunu bilmediğiniz yayınlara itibar etmeyin, ispatı olmayan söylentilere inanmayın. Kışkırtmalara, spekülasyonlara, komplo teorilerine kanmayın. Biraz muhakeme yeteneğinizi kullanırsanız bunların birçoğunun arkasında psikolojik savaşın karanlık yüzünü teşhis edebilirsiniz. Hatalar kişilere mahsustur, hataları milli müesseselerle bütünleştirmeyin. Unutmayın ki milli müesseselerimiz sağlam ve sağlıklı olduğu müddetçe, ülkemiz de sağlam ve istikrarlı olacaktır. Ülkemize, milli müesseselerinize, askerimize, polisimize sahip çıkın. Onlar bizimle aynı hamurun parçaları, onlar bizim yansımamızdır. Unutmayın ki onlar yoksa biz de yokuz, onlar zayıfsa bizde zayıfız. Bu topraklarda yaşayan, bu toprakları seven, bu ülkeye bağlı insanlar arasında etnik yapılarına ve inançlarına göre ayırım yapmayın. Bu sadece Türkiye'yi bölmeye, kargaşalık çıkarmaya çalışanların işine yarar. Alt kimliği ne olursa olsun, kendini Türk olarak kabul eden herkes bizim kardeşimiz, vatandaşımız, bizim kadar bu ülkenin sahibidir. Sizler bu ülkenin gerçek sahibisiniz. Başkalarından, çarpık ideolojilerden, aşırılıklardan medet ummayın. Bize bizden başkasının faydası olmaz. Biz sağlam oldukça, bölünmedikçe, "Bu şafaklarda yüzen al sancağı" kimse söndüremez.

Ne mutlu ki Türküm, ne mutlu ki Türk’üz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.