Yarış Nasıl Başlar, Nasıl Biter?

Tunca Çalışkan

Yelken yarışlarını ilk kez izleyenlerin aklından genelde şu geçer: “Bunlar tam olarak ne yapıyor?”
Tekneler bazen ileri gider, bazen durur gibi olur, bazen de rüzgâra karşı yol alır. Dışarıdan bakınca karışık görünmesi çok normal. Ama işin temeli aslında çokta karmaşık değildir.

Bir yelken yarışı üç ana bölümden oluşur: start, rota ve finish. Ama bunlardan önce bilinmesi gereken önemli bir şey daha vardır: ekipler. Bu yarışlarda herkes profesyonel yelkenci değildir. Kimisi yıllardır yarışır, kimisi ise bu heyecanı ilk kez yaşar. Kimi kendi teknesiyle gelir, kimi yarışmak için tekne kiralar, kimi de farklı şehirlerden gelen ekiplerle bir araya gelerek bu serinin parçası olur.

Bu yüzden Marmaris Kış Trofesi, sadece Marmaris’ten değil; Türkiye’nin birçok farklı yerinden gelen yelkencileri bir araya getirir. İstanbul’dan, İzmir’den, Bodrum’dan, Çeşme’den gelen ekipler aynı parkurda buluşur. Deneyimli olanla yeni başlayan, aynı rüzgârı paylaşır. Bu da yarışları hem öğretici hem de samimi kılar.

Yelken yarışlarını izlerken en çok merak edilen konulardan biri de şudur:
“Bu kadar tekne denizdeyken düzen nasıl sağlanıyor, kim karar veriyor?”
Cevabı basit ama etkili bir sistemde gizli.

Bir yelken yarışında düzeni sağlayan yapı yarış komitesi, yani hakem ekibidir. Bu ekip genellikle denizde ayrı bir komite teknesinde bulunur ve yarışın tamamını buradan yönetir. Start saatinden parkurun kurulmasına, finişin alınmasından olası itirazların değerlendirilmesine kadar her şey bu ekip tarafından kontrol edilir.

Yarış günü geldiğinde her şey start hattında başlar. Start hattı, denizin üzerinde hayali bir çizgidir. Bir ucunda yarış komitesinin bulunduğu tekne, diğer ucunda ise bir şamandıra vardır. Yarıştan önce geri sayım yapılır. Amaç, tam start anında bu çizgiyi geçmektir. Çok erken geçen ceza alır, çok geç kalan ise geride başlar. Bu yüzden ekipler için en heyecanlı anlardan biridir.

Start verildikten sonra tekneler belirlenen rotayı takip eder. Bu rota, denize yerleştirilmiş şamandıralardan oluşur. Bazen rüzgâra karşı gidilir, bazen rüzgâr arkaya alınır. Her şamandıra dönüşü, ekip içindeki uyumu test eder. Kim dümende, kim yelkenlerde, kim etrafı izliyor… Herkesin önemli bir görevi vardır.

Parkurun sonunda ise finish hattı bulunur. Tekne bu hayali çizgiyi geçtiği anda yarışı bitirmiş sayılır. Ancak sonuçlar her zaman ilk bitene göre belirlenmez. Farklı tekne tipleri olduğu için, süreler bazen hesaplanır ve düzeltilir. Bu da yelken yarışlarını adil ve heyecanlı kılan detaylardan biridir.

Kısacası yelken yarışları sadece hızla ilgili değildir. Birlikte hareket edebilmek, sakin kalmak ve doğru zamanda doğru kararı vermek en az rüzgâr kadar önemlidir. Aynı parkurda yarışan ekipler, farklı deneyimlerle ama benzer heyecanlarla finişe ulaşır.

Belki de bu yüzden yelken yarışları, yeni başlayanlar için bile kısa sürede en sevilen aktivite haline gelir.
Çünkü denizde herkes aynı rüzgarla başlar farklı anılar biriktirir.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.