Emeklinin bu ülkedeki yeni adı artık belli:
“Şartlar müsait olursa.”
Tatile mi gidecek?
Şartlar müsait olursa.
Eşiyle kırk yılda bir güzel bir restorana mı oturacak?
Şartlar müsait olursa.
Bir kafede kahve içip iki lafın belini mi kıracak?
Şartlar müsait olursa.
Ama yok canım, niye incinsinler ki?
Onlar yıllardır incine incine yaşamaya alıştı zaten. Kırılmazlar, üzülmezler, ses çıkarmazlar. Her şeye rağmen şükretmeyi bilirler.
Yurdumun en naif, en sabırlı insanlarıdır emekliler.
Hayat onlara hiçbir zaman cömert davranmadı.
Bir doğum gününde çiçek almak lüks oldu.
Evlilik yıldönümü hatırlanmasa da olur.
Yurt dışı tatili mi? Onu hiç açmayalım, hayal kırıklığı büyümesin.
Elbette istisnalar var.
İyi yaşayan, rahat eden emekliler de var.
Ama onlar zaten istisna…
Çoğunluk için hayat hep “idare eder” çizgisinde kaldı.
Fakat unuttukları bir şey yok emeklilerin.
Ellerinde kalan tek şeyin farkındalar.
Bir oy.
Başka da bir mücadele aracı yok zaten.
Sandık zamanı geldiğinde, yaşadıkları tüm “şartları” akıllarının bir köşesine koyup oylarını kullanacaklar.
Şartlar o gün sandıkta belli olacak.
Hepsi bu.
Şartlar Sandıkta Belli Olur
İlk yorum yazan siz olun