Muhalefetin Muhalefetle Mücadelesi!

Cemal Köyük


Türkiye'de kaç tane muhalefet partisi var, hiç düşündünüz mü?
Her biri ayrı telden çalıyor. Her biri farklı bir açıklama yapıyor, farklı bir çıkış sergiliyor. Kimi basın toplantısı düzenliyor, kimi sosyal medyadan mesaj veriyor, kimi de arada bir ortaya çıkıp birkaç cümle kurduktan sonra yeniden sessizliğe bürünüyor.
Peki, sonuç ne?
Koca bir hiç!
İnsan sormadan edemiyor: Siz daha ne olmasını bekliyorsunuz? Hangi şartların oluşmasını, hangi gelişmelerin yaşanmasını bekliyorsunuz da bir araya gelmiyorsunuz?
Elbette her siyasi partinin kendine özgü bir görüşü, ideolojisi ve siyasi hedefi olabilir. Bu, demokrasinin doğal bir gereğidir. Ancak ülkenin ortak meseleleri söz konusu olduğunda farklılıkları bir kenara bırakıp ortak bir zeminde buluşabilmek de siyasetin sorumluluğudur.
Sandıkta karşılığı sınırlı olan partilerden tutun da kendisini güçlü bir muhalefet temsilcisi olarak görenlere kadar herkesin söyleyecek bir sözü var.
Ama iş ortak hareket etmeye gelince ortada kimse yok!
Kimi sert muhalefet yapıyor, vatandaş umutlanıyor. Bir süre sonra bakıyorsunuz, o da beklentileri karşılayamıyor. Kimi zaman gündem oluşturuyor, kimi zaman açıklama yapıyor ama devamı gelmiyor.
Bir bakıyorsunuz herkes birbirine muhalefet ediyor.
Ortak bir mücadele zemini oluşturması beklenen muhalefet, kendi içerisinde anlaşmazlıklarla, hesaplaşmalarla ve ayrışmalarla gündeme geliyor.
Peki, vatandaş ne yapacak?
Her seçim döneminde yeniden umut mu bağlayacak? Her açıklamaya yeniden mi inanacak? Her yeni siyasi çıkışı büyük bir beklentiyle mi karşılayacak?
Artık mesele yalnızca seçim kazanmak ya da kaybetmek meselesi değildir. Mesele, milyonlarca insanın beklentilerine cevap verebilecek bir siyasi irade ve ortak bir yol haritası ortaya koyabilmektir.
Kimse bütün partilerin aynı düşünmesini beklemiyor. Kimse herkesin aynı siyasi çizgide buluşmasını da istemiyor.
Ama en azından ortak sorunlarda ortak bir tavır sergilenebilir.
Ne zaman bir araya geleceksiniz?
Bir masa etrafında oturmak, konuşmak, uzlaşmak ve birlikte hareket edilecek alanları belirlemek bu kadar mı zor?
Bir basın toplantısıyla başlayan, birkaç açıklamayla devam eden ve ardından unutulup giden muhalefet anlayışıyla nereye kadar?
Siz böyle devam edin!
Birbirinize muhalefet etmeye, ayrı ayrı açıklamalar yapmaya, kendi gündemlerinizle meşgul olmaya devam edin.
Ama unutmayın ki bu tablonun bedelini siyasi partiler değil, en çok vatandaş ödüyor.
Çünkü vatandaş artık yalnızca eleştiri duymak istemiyor. Çözüm görmek, güven duymak ve karşısında ortak bir irade bulmak istiyor.
Aynı film, aynı senaryo, aynı tiyatro...
Ve her defasında değişmeyen son:
Hayal kırıklığı, umutsuzluk ve hüsran.
Muhalefetin en büyük sorunu, birbirine muhalefet etmekten ülkenin sorunlarına ortak çözüm üretmeye yeterince vakit ayıramaması mı?
Belki de artık herkesin kendisine sorması gereken soru tam olarak budur.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.