“Yaşarken Yalnız, Ölünce Kahraman”
Öyle insanlar vardır ki yaşarken ne arayanı vardır ne soranı.
“İyi misin?” diyen yoktur.
“Seni üzen bir şey var mı?” diye soran yoktur.
Hayatı nasıl geçiyor, kim ona destek oluyor, kim onu incitiyor…
Bunları merak eden neredeyse hiç kimse olmaz.
Bazen bir insan, başına kötü bir şey geleceğini hissederek yaşar.
Korkar. Yardım ister. Destek bekler.
Ama çoğu zaman sesini duyan olmaz. Kimse onu dinlemez. Kimse onu korumaz. Kimse yanında durmaz.
Ve bir gün… korktuğu kişi tarafından hayattan koparılır.
O anda her şey değişir.
Yaşarken kimse umursamadığı insan, bir anda herkesin konuştuğu biri olur.
Etkinlikler düzenlenir, adı yaşatılır, fotoğraflar, anmalar…
Ama artık onun için hiçbir anlam taşımaz.
O kişinin tek isteği çok basitti:
Yaşarken korunmak, destek görmek, insanca yaşamak.
İşte en acı gerçek:
Bir insan öldükten sonra herkes sahip çıkar, ama yaşarken çoğu zaman yalnız bırakılır.
Bir insanın değerini anlamak için ölmesini beklememek gerekir.
Adını hatırlatmanın en güzel yolu, onu yaşarken değer vermek ve yanında olmaktır.
Ve insan ister istemez sorar:
“Bir insan öldükten sonra adını hatırlamak kolaydır. Asıl zor olan, onu yaşarken koruyabilmektir. Peki biz, yaşarken siz neredeydiniz?”
“Geç olmadı mı?”
“Geç olmadı mı?”
İlk yorum yazan siz olun