Yaban domuzu kaynaklı zararların ve risklerin yönetimi çalıştayı Marmaris’te başladı

Yaban hayatı ile insan arasındaki dengeyi bilimsel yöntemlerle korumak için buluşuyoruz: Yaban Domuzu Kaynaklı Zararların ve Risklerin Yönetimi Çalıştayı, bugün başladı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü tarafından, yaban hayatı ile insan arasındaki etkileşimin bilimsel yöntemlerle yönetilmesi amacıyla “Yaban Domuzu Kaynaklı Zararların ve Risklerin Yönetimi Çalıştayı” 28-30 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenleniyor.

Yaban domuzu kaynaklı zararların ve risklerin yönetimine yönelik önemli bir adım Yaban Domuzu Kaynaklı Zararların ve Risklerin Yönetimi Çalıştayı ile atıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen çalıştay, 28–30 Nisan 2026 tarihleri arasında Marmaris’te gerçekleştiriliyor.

Son yıllarda iklim değişikliği, habitat parçalanmaları ve popülasyon dinamiklerindeki değişimlere bağlı olarak yaban domuzlarının yerleşim yerleri ve tarım alanlarıyla etkileşiminin arttığına dikkat çekildi. Bu durumun tarımsal üretimde maddi kayıplara, trafik kazalarına ve zoonotik hastalık risklerine yol açtığı vurgulandı.

Programa, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Paşa Enver Baysa, DKMP Av ve Yaban Hayatı Dairesi Başkanı Mahmut Temel, DKMP 4. Bölge Müdürü Kerim Gençoğlu, DKMP 9. Bölge Müdürü Ahmet Çörtük, İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişi Dr. Harun Yücel, Hayvancılık Genel Müdürlüğü Hayvan Sağlığı ve Epidemiyoloji Daire Başkanı Hüseyin Eş ile Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanlığı’ndan Ziraat Mühendisi Köksal Katrancı, Prof Dr Hüsamettin Ekici, Doç Dr Anıl Soyumert, Doç Dr Vedat Beşkardeş, Doç Dr Alper Soyumert ve Uğur Barutcu katılım sağladı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Paşa Enver Baysa, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada sorunun temel nedenlerine dikkat çekerek, “Son yıllarda yaban domuzu popülasyonunda yaşanan kontrolsüz artış, özenle korumaya çalıştığımız bu dengeyi ciddi anlamda zorlamaya başlamıştır. İklim değişikliği, habitat yapılarındaki bozulmalar ve yanlış atık yönetimi gibi etkenler, yaban domuzlarının doğal yaşam alanlarından çıkarak insan yerleşimlerine ve tarım havzalarına yönelmesine sebep olmuştur” ifadelerini kullandı.

Baysa, artan popülasyonun sosyo-ekonomik ve sağlık boyutuna da değinerek, “Yaban domuzlarının meskun mahallere ve sahil şeridine kadar inmesi, trafik kazalarına sebebiyet vermesi ve vatandaşlarımızın can güvenliğini tehdit etmesi, idari ve sosyal açıdan ivedilikle çözülmesi gereken bir soruna dönüşmüştür. Yaban hayatı sağlığının insan ve evcil hayvan sağlığından bağımsız düşünülemeyeceği ‘Tek Sağlık’ prensibi çerçevesinde, yaban domuzlarının taşıyıcısı olduğu zoonotik hastalıklar büyük bir risk potansiyeli barındırmaktadır” dedi.

Çalıştayın temel amacının hem vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak hem de yaban hayatının korunmasını sürdürülebilir şekilde temin etmek olduğu belirtildi. Baysa ayrıca, “Mevcut sorunların çözümünde, klasik ve tek yönlü müdahale yöntemlerinin artık yeterli olmadığını biliyoruz” diyerek kurumun bilimsel ve proaktif yaklaşımını vurguladı.

“Uzmanlar ve paydaşlar bir araya geldi”

Üç gün sürecek çalıştayda akademisyenler, kamu kurumları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları kapsamlı değerlendirmelerde bulunuyor. Program kapsamında yaban domuzu popülasyonlarının izlenmesi, tarımsal zararların azaltılması, hastalık risklerinin değerlendirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması gibi başlıklar ele alınıyor.

Çalıştayın ilk gününde zoonotik hastalıklar ve sağlık riskleri ele alınırken, Doç. Dr. Emre Özan, Prof. Dr. Sırrı Kar ve Prof. Dr. Şeyda Cengiz yaban domuzlarında görülen viral, paraziter ve bakteriyel hastalıklar üzerine sunumlar gerçekleştirdi. Avrupa ölçeğinde izleme çalışmaları da uzmanlar tarafından değerlendirildi.

Öğleden sonraki oturumlarda ise yaban domuzlarının ekolojik denge üzerindeki etkileri, tarımsal zararlar ve popülasyon kontrol yöntemleri masaya yatırıldı. Prof. Dr. Kemal Kırıkçı, “Ekolojik denge ile tarımsal üretim arasında hassas bir denge kurulması gerekiyor” diyerek konuya dikkat çekti.

“Av turizmi ve kırsal kalkınma da gündemde”

Günün son oturumunda kamu, sektör ve sivil toplum temsilcileri söz aldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği temsilcisi Murat Akkoyunlu, yaban domuzu av turizminin kırsal kalkınmaya katkı sağlayabileceğini ifade ederken, Avcılık ve Yaban Hayatı Koruma Konfederasyonu Başkanı Selim Şahin ise avcıların popülasyon kontrolündeki rolüne dikkat çekti.

DKMP 4. Bölge Müdürü Kerim Gençoğlu da açılışta yaptığı konuşmada katılımcıları selamlayarak, çalıştayın önemine vurgu yaptı. Gençoğlu, yaban domuzu popülasyonundaki artışın tarımsal zararlar, trafik kazaları ve halk sağlığı riskleri nedeniyle önemli bir yönetim başlığı haline geldiğini belirterek, çalıştayın bilimsel ve idari boyutlarıyla kapsamlı çözümler geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

“Çalışma grupları çözüm üretecek”

Çalıştayın ikinci gününde oluşturulan çalışma gruplarında; yaban domuzlarının çevresel ve sağlık etkileri, tarım ve turizme olan zararları ile mücadele yöntemleri detaylı şekilde ele alınacak. Elde edilen bulgular rapor haline getirilerek genel kurulda sunulacak.

Çalıştay sonunda hazırlanacak sonuç bildirgesinin Türkiye genelinde yaban hayatı yönetimi politikalarına yön vermesi bekleniyor. DKMP yetkilileri, elde edilecek verilerin hem ulusal hem de yerel düzeyde uygulanacak stratejilere ışık tutacağını belirtti.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri