Özdağ, söz konusu düzenlemenin yalnızca bir af yasası olmadığını savunarak, “Türkiye yeni bir Sevr tasarımına sürüklenmek isteniyor” dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Terörsüz Türkiye” adı altında yürütülen sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. PKK terör örgütü ve elebaşı Abdullah Öcalan ile yürütüldüğünü iddia ettiği müzakere sürecini eleştiren Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirildiğini öne sürdüğü düzenlemenin “PKK’ya yönelik özel af” niteliğinde olduğunu savundu.
Özdağ, sürecin yalnızca bir af düzenlemesinden ibaret olmadığını öne sürerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş esaslarının tartışmaya açılmak istendiğini iddia etti.
“Mesele sadece bir af yasası değil”
Özdağ, açıklamasında Abdullah Öcalan’ın süreci Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olarak nitelendirdiğini öne sürerek, “Demek ki mesele sadece bir af yasası değil. Bu PKK’ya yönelik özel af yasasıyla birlikte devletimizin kuruluş esaslarının ortadan kaldırılarak, Öcalan’ın ifadesiyle sözde bir demokratik cumhuriyete geçiş sürecinin ilk adımı atılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
PKK’nın silah bıraktığı ve kendisini feshettiği yönündeki açıklamaları da eleştiren Özdağ, örgütün Irak, İran ve Suriye’deki yapılanmalarına dikkat çekti.
“Hangi PKK kendisini feshediyor?”
PKK’nın yalnızca Türkiye’deki yapılanmasından ibaret olmadığını savunan Özdağ, örgütün Irak, İran ve Suriye’deki unsurlarının da bulunduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“PKK’nın Suriye ayağı YPG’nin dört tugay halinde örgütlenen yapısının silahlarını toplayacak mısınız? Hayır. Irak PKK’sının silahlarını teslim alıp imha edecek misiniz? Hayır. Halen İran’da İran özel kuvvetleri ve Devrim Muhafızları’yla çarpışan PKK terör örgütünün elindeki silahları alacak mısınız? Ona da hayır. O zaman hangi silahları alıyorsunuz?”
Özdağ, örgütün farklı ülkelerdeki yapılanmalarının varlığını sürdürdüğünü ve bu nedenle “PKK’nın kendisini feshettiği” yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.
“Terör örgütünün finans ve lojistik altyapısına yönelik tedbir görmüyoruz”
Düzenlemeyle terör örgütü mensuplarının affedilerek cezaevlerinden tahliye edilmesinin gündeme geldiğini savunan Özdağ, PKK’nın finansal, lojistik ve uyuşturucu faaliyetlerine yönelik yeterli tedbir alınmadığını iddia etti.
Özdağ, geçmiş yıllarda devlet kayıtlarında “narko-terör örgütü” olarak nitelendirildiğini söylediği PKK’nın, daha sonraki belgelerde narkotik faaliyetleri devam etmesine rağmen bu tanımlamadan çıkarıldığını öne sürdü.
Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki statüsüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Öcalan’ın ilerleyen süreçte “umut hakkı” kapsamında serbest bırakılmasının gündeme gelebileceğini iddia etti.
“Toplumla bağını kesmek yerine topluma entegre edilecekler”
Terörle mücadelede temel amacın terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi ve toplumla bağlarının kesilmesi olması gerektiğini ifade eden Özdağ, düzenlemenin bunun tersine bir sonuç doğuracağını savundu.
Özdağ, örgüt mensuplarının Türkiye’de topluma entegre edilmesinin ardından yeniden Irak, Suriye veya İran’a giderek terör faaliyetlerinde bulunma ihtimaline ilişkin güvence bulunmadığını öne sürdü.
Geçmişteki çözüm sürecine de atıfta bulunan Özdağ, “Birinci terörle müzakere sürecinde bıraktıklarınızın, Irak’a gidip Kandil’de eğitim aldıktan sonra gelip Türkiye’deki hendek terörünün altyapısını hazırladıklarını unuttunuz mu?” diye konuştu.
“Yeni bir toplumsal ve siyasal travmaya neden olabilir”
Özdağ, gündemdeki düzenlemenin Türkiye’de yeni bir toplumsal ve siyasal travmaya yol açabileceğini ileri sürdü.
Söz konusu düzenlemenin bir başlangıç olduğunu savunan Özdağ, ilerleyen dönemde anayasal ve yasal değişikliklerle etnik ve mezhepsel yapılara siyasi ayrıcalıklar tanınabileceğini ve Türkiye’nin yönetim sisteminde yeni değişikliklere gidilebileceğini iddia etti.
Özdağ, “Böylece Büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının, burada Birinci Meclis’te kurmuş olduğu millî, üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti fesih olacak” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin federatif bir yapıya sürüklenmek istendiğini ileri süren Özdağ, süreci “yeni bir Sevr tasarımı” olarak nitelendirdi.
“Türkiye Yugoslavyalaştırılmak isteniyor”
AK Parti’nin 3 Kasım 2002’de iktidara gelmesinden bu yana Türkiye’nin geldiği noktayı eleştiren Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinin tehdit altında olduğunu savundu.
Özdağ, “Türkiye Yugoslavyalaştırılmak istenmektedir. Türkiye Iraklaştırılmak, Türkiye Lübnanlaştırılmak istenmektedir. Bu yeni bir Sevr tasarımıdır” dedi.
“Terörle müzakere yerine mücadeleye dönülmeli”
Zafer Partisi’nin çözüm önerisini de açıklayan Özdağ, terörle müzakere yerine mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
PKK’nın dış desteği, lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısının hedef alınması gerektiğini savunan Özdağ, bölge ülkeleriyle iş birliği yapılması çağrısında bulundu.
Özdağ, “Zafer Partisi olarak terörle müzakere yerine hemen mücadeleye dönülmesi gerektiğine inanıyoruz. PKK’nın dış desteği, lojistik, finans ve uyuşturucu altyapısı tahrip edilmeli” diye konuştu.
Türkiye’nin milli, üniter ve laik yapısının korunması gerektiğini vurgulayan Özdağ, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma, Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı’nın terörle mücadelede elde ettiği kazanımların siyasi süreçlerde heba edilmemesi gerektiğini savundu.
“Bu yasaya evet deme lüksü yoktur”
Özdağ, milletvekillerinin yeminine ilişkin bir soru üzerine de değerlendirmelerde bulundu.
Bir milletvekilinin düzenlemeye “hayır” deme gerekçesini milletvekili yeminiyle açıklamasını haklı bulduğunu belirten Özdağ, “Bu yemini eden milletvekillerinin bu yasaya evet deme lüksü yoktur” dedi.
Özdağ ayrıca, düzenlemeyi destekleyenlere hukuki koruma sağlanmasının planlandığını iddia ederek, “Doğru iş yaptığından emin olanlar, millete karşı vicdanı rahat olanlar, yasa maddelerinin arkasına sığınarak koruma aramazlar” ifadelerini kullandı.
“Milli, üniter, laik Cumhuriyet’i savunmaya davet ediyoruz”
Türkiye için önerdikleri yol haritasını da açıklayan Özdağ, Zafer Partisi olarak Türkiye’nin milli, üniter ve laik Cumhuriyet yapısını koruyarak yoluna devam etmesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz Türkiye’nin milli, üniter, laik Cumhuriyet olarak İstiklal Harbi felsefesi üzerinde 21. yüzyılda yoluna devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
Özdağ, bu görüşü paylaşan herkesi, daha önce hangi siyasi partiye oy vermiş olursa olsun Zafer Partisi saflarında Türkiye Cumhuriyeti’nin milli, üniter ve laik yapısını savunmaya davet etti.