Özdağ, iktidarın politikalarını eleştirirken CHP yönetimine, DEM Parti’ye ve hükümetin ekonomi politikalarına yönelik sert ifadeler kullandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, yaptığı açıklamada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen deniz kazasına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kazanın ciddi ihmaller zincirini gündeme getirdiğini savundu.
Özdağ, CHP Genel Merkezi’nde il ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirildiğini belirttiği toplantıda Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin yapılan değerlendirmeleri de eleştirdi. Türkiye’nin geleceğinin dört partili bir siyasi yapıya indirgenmesinin ve bunun ABD planlarıyla ilişkilendirilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Özdağ, CHP’nin Atatürk’ün kurduğu parti kimliğinden uzaklaştığını ileri sürdü.
Muharrem İnce’ye tepki
CHP’ye yeniden dönen Muharrem İnce’nin kendisinin siyasi çalışmalar için daha fazla para harcadığı yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Özdağ, parti kurmanın ciddi bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Zafer Partisi’nin mali hesaplarının devletin denetiminde olduğunu belirten Özdağ, partinin öğrenciler, memurlar ve esnafın bağışlarıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Yargı mesajı
Adli yıl açılışında Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in, konuşmasını Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözüyle tamamlamasına da değinen Özdağ, bu sözlerin mevcut hukuk sistemine yönelik önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özdağ, yargının bağımsızlığı konusunda tüm hukuk kurumlarının bu mesaj üzerinde düşünmesi gerektiğini dile getirdi.
Amedspor tartışması
Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesinin ardından oynadığı karşılaşmaların spor müsabakası olmaktan çıkarak gerilim alanına dönüştüğünü savunan Özdağ, takım ve taraftarları üzerinden yaşanan tartışmaların kontrol altına alınması gerektiğini söyledi.
Özdağ, güvenlik güçlerinin futbol kulüplerinin taraftar grupları ve yöneticileriyle yaptığı görüşmelere ilişkin basına yansıyan iddiaların da araştırılması gerektiğini belirterek, spor müsabakalarında provokasyonlara karşı tüm tarafların sağduyulu davranması çağrısında bulundu.
Kamu bankalarının yurt dışından sağlanan kredileri Diyarbakır’da kullanacaklarına yönelik açıklamalarını da eleştiren Özdağ, ekonomik kaynakların siyasi gerekçelerle değil, ekonomik rasyonaliteye göre değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ekonomiyi eleştirdi
Türkiye ekonomisinin mevcut durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özdağ, 2026 yılının ikinci çeyreğinde açıklanan yüzde 2,3’lük büyüme oranının yetersiz olduğunu söyledi.
Enflasyon, işsizlik ve atıl iş gücündeki artışa dikkat çeken Özdağ, vatandaşların ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Özdağ, özellikle emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların geçim sıkıntısının derinleştiğini savundu.
Vergi yükünü de eleştiren Özdağ, telefon ve otomobil gibi ürünlerde vatandaşların yüksek vergiler ödediğini belirterek, “Bir telefonu kendiniz alıyorsunuz, bir de hükümete alıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası’nın enflasyon hedefleri ile Hazine’nin borçlanma faizleri arasında uyumsuzluk bulunduğunu ileri süren Özdağ, ekonomi yönetiminin mevcut politikalarla enflasyonu kalıcı olarak düşürmesinin mümkün olmadığını savundu.
Öcalan ve yeni çözüm süreci iddiaları
PKK ile yürütüldüğünü öne sürdüğü yeni müzakere sürecine ilişkin de sert açıklamalarda bulunan Özdağ, terör örgütünün silah bırakacağı yönündeki değerlendirmelere karşı çıktı.
Özdağ, Abdullah Öcalan’a yönelik olduğu belirtilen yeni düzenlemeler ve siyasi süreç hakkında çeşitli iddialarda bulunarak, bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerlerini zedeleyebileceğini savundu.
PKK’nın silah bırakmak yerine silahlarını farklı bölgelere kaydırabileceğini öne süren Özdağ, hükümetin süreci dikkatle yönetmesi gerektiğini söyledi.
Alevi-Bektaşi toplumu açıklaması
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Alevi-Bektaşi toplumuna yönelik sözlerini de eleştiren Özdağ, açıklamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Özdağ, iktidarın mevcut politikalarının toplumun farklı kesimlerinde rahatsızlık oluşturduğunu savunarak, seçimlerde vatandaşların bu politikalara tepki göstereceğini öne sürdü.
Yunanistan ve İsrail’e mesaj
İsrail ile Yunanistan arasında imzalandığını belirttiği hava savunma anlaşmasına da değinen Özdağ, Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı silahlanma politikasının yanlış olduğunu savundu.
Türkiye ile Yunanistan arasında savaş istemediklerini belirten Özdağ, Atina yönetimine Türkiye’ye karşı herhangi bir maceraya girilmemesi çağrısında bulundu.
İsrail’e yönelik de mesaj veren Özdağ, bölgedeki çatışmaların daha fazla büyütülmemesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında güçlü bir ülke olduğunu söyledi.
Gökçek ve Davutoğlu soruşturmaları
Özdağ, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturma ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla açılan soruşturmaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturmanın sonucunun görülmesi gerektiğini belirten Özdağ, soruşturma sürecinde muhalefet ile iktidar mensuplarına uygulanan hukuk arasında fark olup olmadığının takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Davutoğlu hakkında başlatılan soruşturmayı da değerlendiren Özdağ, geçmişte kendisinin gözaltına alınma biçimine atıfta bulunarak, Davutoğlu’nun da gözaltına mı alınacağı yoksa ifade vermesi için davet mi edileceğinin takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Özdağ, açıklamasının sonunda Türkiye’nin siyasi ve ekonomik açıdan kritik bir süreçten geçtiğini savunarak, iktidarın politikalarının seçimlerde vatandaş tarafından değerlendirileceğini söyledi.