Menteşe Devlet Hastanesi otoparkında yaşanan tartışmanın ardından Aysel Kuşçu ile Muğlaspor’un eski başkanı Haluk Beyimoğlu birbirlerinden şikâyetçi oldu. Kuşçu, darp, hakaret ve tehdide maruz kaldığını ileri sürerken Beyimoğlu suçlamaları reddederek kendisinin saldırıya uğradığını savundu.
Muğla’nın Menteşe ilçesinde 19 Ekim günü saat 14.30 sıralarında hastanenin acil servis girişinde başlayan tartışmaya ilişkin tarafların polis ifadeleri ortaya çıktı. Olayın başlangıcı ve sonrasında yaşananlar hakkında farklı anlatımlarda bulunan taraflar, karşılıklı suçlamalar yöneltti.
Kuşçu: “Araç kapısıyla sıkıştırıldım”
Aysel Kuşçu, ifadesinde hastane otoparkına girerken önündeki kamyonetin geçmesini beklediğini, arkasındaki araçtan ise sürekli korna çalındığını söyledi. Aracını kenara aldıktan sonra yanına gelen Haluk Beyimoğlu’na neden korna çaldığını sorduğunu belirten Kuşçu, hakarete uğradığını ve araçtan inmek istediğinde kapının itilmesi sonucu sıkıştırıldığını ileri sürdü.
Kuşçu, Beyimoğlu’nun kendisine yönelik tehdit ve hakaretlerinin yanı sıra başörtüsüne ve Cumhurbaşkanı’na yönelik küfürlü sözler söylediğini de iddia etti. Çevredekilerin araya girmesinin ardından polisi aradığını anlatan Kuşçu, kimseyi darbetmediğini, hakaret veya tehditte bulunmadığını belirterek şikâyetçi oldu.
Beyimoğlu: “Aracı şoförüm kullanıyordu”
Haluk Beyimoğlu ise annesinin sağlık işlemleri için hastaneye geldiklerini, kendisine ait aracı çalışanı M.A'nın kullandığını söyledi. Önlerindeki otomobilin manevra yaparak acil servis girişini kapattığını savunan Beyimoğlu, şoförünün yol istemek için birkaç kez korna çaldığını belirtti.
Beyimoğlu, Kuşçu’nun kendilerine el kol hareketleri yaparak küfrettiğini ve Ülkü Ocakları ile MHP’yi duyup duymadıklarını sorduğunu öne sürdü. Tartışmanın büyümemesi için Kuşçu’nun araçtan inmesini engellemek amacıyla kapıyı eliyle tuttuğunu anlatan Beyimoğlu, ardından kapıyı bıraktığını ifade etti.
Kuşçu’nun araçtan indikten sonra ayaklarına iki kez tekme attığını iddia eden Beyimoğlu, kendisini korumak için ona doğru ayağını salladığını, ancak temas edip etmediğini görmediğini ve hissetmediğini söyledi.
Hakaret iddialarını reddetti, saldırıya uğradığını savundu
Beyimoğlu, kimseyi darbetmediğini, tehdit etmediğini ve hakarette bulunmadığını savunarak başörtüsüne ve Cumhurbaşkanı’na yönelik sözler söylediği iddiasını kesinlikle reddetti.
Polis aracına bindirilmek istendiği sırada anksiyete rahatsızlığı nedeniyle kriz geçirdiğini anlatan Beyimoğlu, daha sonra olay yerine gelen E. K.’nın yüzüne ve göğsüne yumruk attığını ileri sürdü. Polislerin müdahalesi sırasında kendisine ve E.K.’ya biber gazı sıkıldığını belirtti.
Beyimoğlu; Kuşçu ve K.’dan hakaret, tehdit ve darp iddialarıyla ve olaya şahit olarak ifade veren Y. ve Ö. K’dan ise kendisine iftira attıkları gerekçesiyle şikâyetçi olduğunu beyan etti.
Kuşçu da kendi ifadesinde, imam nikâhlı eşi E. K.’nın olay yerine gelmesinin ardından polis tarafından biber gazıyla müdahale edildiğini ve polis merkezine götürüldüklerini anlattı.