Gazeteci Özkan Saçkan’dan kitap tavsiyeleri

Gazeteci Özkan Saçkan kitap severler için kitapları yorumlayıp özetleri ile tavsiyelerine devam ediyor.

Kitapçıların raflarında yer alan
6 kitabı sizler için yorumladım

SALTANATIN SONU: Yazar, bu kitabında Osmanlı Devleti'nin çöküşünü ve Sultan Vahdettin'in son yıllarını anlatıyor

//

KURTULUŞ KURULUŞ: Yazar, arkasında bıraktığı kıymetli analizleriyle tarihimizin anlaşılması için bugüne bir ışık düşürüyor.

//

VEDA TÖRENİ: Kitapta yazarla arkadaşlıklarına, aşklarına, öteki ve kendi benliğiyle olan ilişkisine birinci elden şahit oluyoruz.

//

KISACA EKONOMİ: Ekonomik güçleri anlamak ve bu çalkantılı dünyada bilinçli kararlar verebilmek isteyen herkes için sağlam bir rehber...

//

İNSAN HAKLARINI KİM ÖLDÜRDÜ: Bu kitap insan hakları düşüncesi kadar eski olan insan haklarına yönelik eleştirileri nesnel bir bakışla ele alıyor.

//

GÜVENİLİR KİŞİ: “İçinde yaşadığımız şu dünya ne acayip: Bugün insanlara en az inandırıcı gelen şeyler en saf niyetler.”

İşte o kitaplar;

//

Osmanlı Devleti'nin çöküşünü ve Sultan Vahdettin'in son yılları

TURAN Akıncı’dan SALTANATIN SONU. 600 yıllık Osmanlı Devleti'nin son padişahı Sultan Vahdettin, ülkenin çöküş döneminde, Anadolu'da gelişen Kuvayı milliye Hareketi'ni, kendine karşı bir tehdit olarak algıladı. Saray düzenini ve tahtını kaybetmemek için işgalcilere hizmet eden bir hükümdar olmayı seçti. Anadolu Hareketi, millî ayaklanmayı gerçekleştirip vatanı işgalcilerden temizleyince de ülkeden kaçmak zorunda kaldı. İslam halifesi olarak eski Osmanlı topraklarında kurulan yeni devletlerce de kabul görmedi. Sonunda İtalya'ya sığındı. Yazar, bu kitabında Osmanlı Devleti'nin çöküşünü ve Sultan Vahdettin'in son yıllarını anlatıyor. 280 SAYFA.
(REMZİ KİTABEVİ)

//

Yazar, kitabında bizi yakın tarihimize yeniden bakmaya davet ediyor

BÜLENT Tanör’den KURTULUŞ KURULUŞ. Denklem açıkça ortaya çıkmaktadır: Ulusal bağımsızlık eşittir ulusal-demokratik egemenlik. Ulusal özgürlüğe demokrasiyle (ulusal egemenlikle) ulaşılabilecektir. Ulusal bağımsızlık hedefi, içte ulusal-demokratik egemenliği beslemekte, hatta zorunlu kılmaktadır. Çünkü dayanılabilecek başka bir güç yoktur. Halkın gücü ve iradesi, kurtuluşun biricik dayanağıdır. Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli isimlerden yazar, kitabında bizi yakın tarihimize yeniden bakmaya davet ediyor. Birinci Dünya Savaşı ve hemen ertesindeki Kurtuluş Savaşı sürecinde "kurtuluş"un nasıl başarıldığına ve Türkiye Cumhuriyeti inşa edilirken yaşanan "kuruluş" dönemine odaklanan bu kitap, yazarın sözleriyle, ne liderlerin payını göz ardı eden ne de halkın payını azımsayan bir tutum içinde. Gerçek bir devrimin ancak bu iki tarafın bir araya gelmesiyle gerçekleşebileceğini gösteren yazar, arkasında bıraktığı bu kıymetli analiziyle tarihimizin anlaşılması için bugüne bir ışık düşürüyor. 392 SAYFA.
(MUNDİ KİTAP)

//

“Kutunuzun içindesiniz, oradan çıkmayacaksınız, ben de orada size ulaşamayacağım”

SİMONE De Beauvoir’den VEDA TÖRENİ. Simone de Beauvoir ve Jean-Paul Sartre 1929'da Sorbonne'da tanıştılar, Sartre'ın 1980'de vefat etmesine değin hem entelektüel hem de romantik birlikteliklerini sürdürdüler ve Fransa ve dünya tarihine isimlerini yazdırdılar. Beauvoir Veda Töreni'nde Sartre'ın insani taraflarını gözler önüne sererken, Fransa'nın politik ve toplumsal alanını da tanıklıklarla anlatıyor. Sartre yalnızca bir filozof değildi, o kendini topluma adayan, insanların gündelik hayatına dokunmaya çalışan bir insandı. Kitapta yazarla arkadaşlıklarına, aşklarına, öteki ve kendi benliğiyle olan ilişkisine birinci elden şahit oluyoruz. Gençliğimizde, tutkulu bir tartışmanın sonunda ikimizden biri parlak bir başarı elde ettiğinde öbürüne, "Kutunuzun içindesiniz!" derdi. Kutunuzun içindesiniz, oradan çıkmayacaksınız, ben de orada size ulaşamayacağım: Beni sizin yanınıza gömseler bile sizin küllerinizden benim kemiklerime hiçbir geçit olmayacak. 200 SAYFA.
(EVEREST YAYINLARI)

//

Modern dünyanın karmaşık ekonomik dinamiklerine kapsamlı bir giriş

TEJVAN Pettinger’den KISACA EKONOMİ- Büyük Fikirler Arasında Yolculuk. Kitap, modern dünyanın karmaşık ekonomik dinamiklerine kapsamlı bir giriş sunuyor. Enflasyon ve deflasyon, büyüme ve daralma döngüleri, teşvik mekanizmaları, batık maliyet yanılgısı, yeşil yatırım stratejileri ve Hollanda hastalığı gibi kilit kavramları ele alarak, günümüz ekonomilerini şekillendiren temel güçleri anlaşılır kılar. Kitap, alanın uzmanları tarafından yanıtlanan çok sayıda kışkırtıcı soruya dayanarak, ekonomik düşüncenin temel ilkelerini sistemli bir çerçevede sunuyor. Her soru, kavramların ardındaki mantığı sadeleştiren net açıklamalarla ele alınırken; ekonomik modellerin, tarihsel örneklerin ve güncel politikaların nasıl etkileşime girdiğini gösteren analitik bir perspektif de okura kazandırılır. Kitap, ekonomik güçleri anlamak ve bu çalkantılı dünyada bilinçli kararlar verebilmek isteyen herkes için sağlam bir rehber niteliğindedir. 160 SAYFA.
(LİTERATÜR YAYINCILIK)

//

İnsan haklarına yönelik eleştirileri nesnel bir bakışla ele alınıyor

HARUN Tepe’den İNSAN HAKLARINI KİM ÖLDÜRDÜ. Yazar 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. 1981-2023 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü ve Sosyal Bilimler Enstitüsü İnsan Hakları Anabilim Dalında ağırlıklı olarak etik, insan felsefesi, felsefi ekoloji ve insan hakları konularında dersler verdi ve uzun yıllar İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürlüğü görevini yürüttü. 2018 yılını insan hakları eleştirileri üzerinde araştırmalar yapmak üzere misafir öğretim üyesi olarak Toronto Üniversitesi, Siyaset Bilimi Bölümü’nde geçirdi. 2023’te emekli olmasından sonra da Hacettepe ve Başkent üniversitelerinde ders vermeyi sürdürmektedir. Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Etik Kurulu ve Türkiye Felsefe Kurumu Yönetim Kurulu üyesidir. Baskıya, eşitsizliklere, hak ihlallerine karşı koyarak insan onurunu korumayı amaçlayan insan haklarının, günümüzde sıkça bir başkaldırı söylemi olmaktan çıkıp devletlerin kendi meşruiyetlerini sağlama aracına dönüştüğü iddialarıyla karşılaşılmaktadır. İnsan haklarının sonundan veya devrini tamamladığından, insan haklarının son ütopya olduğundan söz edenlerin çıkış noktası bu iddialardır. Bu kitap insan hakları düşüncesi kadar eski olan insan haklarına yönelik eleştirileri nesnel bir bakışla ele alarak, “tüm insanların onur ve haklar bakımından eşit olduğu” düşüncesi olan insan haklarının ve etik ilkeler olarak insan hakları normlarının neden vazgeçilmez olduğunu anlatma girişimidir. Zira insan haklarının ölümü, haklarından yoksun bırakılanların günümüzdeki sesi olan etiğin de ölümü ya da sonu anlamına gelmektedir. 184 SAYFA.
(YAPI KREDİ YAYINLARI)

//

Hayatları birbirlerine güvenerek değişen iki yabancı

DİDİER Van Cauwelaert’ten GÜVENİLİR KİŞİ. Sıradan bir iş gününde genç Max, yükleme alanına park eden lüks bir aracı vincine takıp yediemine doğru yola çıkar. Fakat bu sefer çektiği aracın içinde, film kaplı pencereler ardında kafası karışmış, yaşlı bir hanımın olduğundan habersizdir. Üstüne üstlük dehşetle fark edeceği üzere karşısındaki, kurabiye paketlerindeki yüzüyle herkesin tanıdığı, II. Dünya Savaşı sırasında Paris Direnişi'ninkahramanlarından Madeleine Larmor'dan başkası değildir. Kendine geldiğinde yaşlı kadın, Max'i yıllar önce savaş sırasında Nazilere esir düşen sevgilisi ile karıştıracak, ikili çok geçmeden hayatlarında yepyeni bir sayfa açacak bir maceraya sürüklenecektir. Yazdığı kırkın üzerinde kitap otuza yakın dile çevrilen Fransa'nın Gouncourt Ödülü sahibi yazarlarından Didier vanCauwelaert, hayatları birbirlerine güvenerek değişen iki yabancıyı merkezine aldığı bu romanında umudu her yaşta diri tutmaya dair yürek ısıtan bir öyküye imza atıyor. “Birbirinden renkli karakterler ve akıllardan uzun süre çıkmayacak sahneler içeren bu romanıyla Cauwelaertbizi bir kez daha şaşırtıyor.” –Le Parisien. 136 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

//

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri