Gazeteci Özkan Saçkan’dan kitap tavsiyeleri

Gazeteci Özkan Saçkan kitap severler için kitapları yorumlayıp özetleri ile tavsiyelerine devam ediyor.

Kitapçıların raflarında yer alan

6 kitabı sizler için yorumladım

İMPARATORLUĞUN YIKILIŞINA DOĞRU: Yazar, Cumhuriyet’in ilanına kadarki dönemi yazacağını söylese de hatıralarını 31 Mart Vakası’nın ortaya çıkışıyla kesiyor.

//

CİCİM: Duygusal olduğu kadar düşündürücü olan bu roman, modern edebiyatın en çarpıcı klasiklerinden biridir.

//

İYİ HAYAT: Kitap hayata anlam katmanın, hayatı kendimiz ve başkaları için yaşanılır kılmanın bizim elimizde olduğu gerçeğini yeniden hatırlatıyor.

//

MENOPOZ EL KİTABI: "Heyecan verici bir kitap ve menopozla ilgili her konuyu kapsamlı bir şekilde ele alıyor." Kuzey Amerika Menopoz Derneği.

//

CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRK TİYATROSU:Yazar sahne tasarımı, dekor, kostüm ve oyunculuk biçimleri gibi teknik alanlara da derinlemesine yaklaşarak tiyatro pratiğinin tüm boyutlarını görünür kılıyor.

//

ANAHTAR AÇMAZI: Yazar okuru geçmişle şimdi arasında gizemli bir yolculuğa davet ediyor...

İşte o kitaplar;

//

Yazar hatıralarında eksik bıraktığı tanıklıklarını kaleme alıyor

MUSTAFA Asım Çalıkoğlu’ndan İMPARATORLUĞUN YIKILIŞINA DOĞRU. “Gazeteci, yazar, siyasetçi ve mütercim yazarın 1953-1954 yılları arasında Son Posta gazetesinde tefrika edilen hatıralarının ilk bölümünü, Devr-i Hamid’den Meşrutiyet’e Gücümüzü Hürriyet Aşkından Aldık başlığıyla 2023 yılında okurlarımızla buluşturmuştuk. Çalıkoğlu, 5 Kasım 1953-3 Şubat 1954 tarihleri arasında “İmparatorluğun Yıkılışına Doğru” başlığıyla yayımlanan hatıralarının ikinci bölümüne, kaldığı yerden, II. Meşrutiyet’in ilanıyla devam ediyor. Sürgün olarak bulunduğu Selanik’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne giren yazar, hürriyetin ilanıyla yaşanan coşkuyu anlatarak başlıyor hatıralarına. O günlerin toplumsal hadiselerini hem yerel hem de Avrupa basınından haberler ve yorumlar eşliğinde yansıtıyor okuruna. Meşrutiyet’in ilk günlerinden itibaren İttihat ve Terakki’nin genel merkez başkâtibi ve Cemiyet’in yayın organı İttihat ve Terakki gazetesinin başmuharriri olarak yaşadığı zorlukları samimi bir dille aktarıyor. Şûra-yıÜmmet gazetesinin sorumluluğunun kendisine verilmesiyle döndüğü İstanbul’da yaşananları da kendine özgü bakış açısıyla değerlendiriyor. Yazar, Cumhuriyet’in ilanına kadarki dönemi yazacağını söylese de hatıralarını 31 Mart Vakası’nın ortaya çıkışıyla kesiyor. Ancak Kasım 1957’den itibaren düzensiz aralıklarla Son Posta gazetesinde “Hayatımda Tanıdığım Çehreler” başlığıyla hatıralarında eksik bıraktığı tanıklıklarını kaleme alıyor. Dönemin siyasetçilerini, aydın, gazeteci ve sanatçılarını bilinmeyen yönleriyle anlattığı bu yazılarına da yer verdiğimiz kitap, Sultan Abdülhamid dönemi, İkinci Meşrutiyet’e giden süreç ile İttihat ve Terakki tarihine ilgi duyan okur ve araştırmacılar için önemli bir şahitlik niteliğinde. 328 SAYFA.
(İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI)

//

Aşkın geçiciliği, kadın ve erkeklik rolleri ve zamanın izleri unutulmaz bir incelikle ele alınıyor

COLETTE’den CİCİM… Kitap, tutkulu bir aşk ilişkisini anlatır. Orta yaşta bir kadın olan Léa ile onun "Cicim" olarak çağırdığı genç Fred arasındaki bu ilişki, zamanla aşk, alışkanlık ve bağımlılık arasındaki ince çizgide ilerler. Léa'nındeneyimiyle Cicim'in gençliği arasındaki çekim, toplumun beklentileri ve kaçınılmaz değişimlerle sınanır. Güzellik, zaman ve sahip olma duygusu, iki karakterin de yüzleşmek zorunda kaldığı sorulara dönüşür. Yazarın keskin gözlemleri ve yalın anlatımıyla Cicim, aşkın geçiciliğini, kadınlık ve erkeklik rollerini ve zamanın izlerini unutulmaz bir incelikle ele alır. Duygusal olduğu kadar düşündürücü olan bu roman, modern edebiyatın en çarpıcı klasiklerinden biridir. 176 SAYFA.

(REMZİ KİTABEVİ)

//

Düştüğümüzde tekrar ayağa kalkıp yürüme cesaretini bulmamızı sağlayan o güç özümüzde

ALEX Rovira’dan İYİ HAYAT- Hayat Güzel Göreceksin!Hepimiz hayatın anlamı üzerine kafa yormuşuzdur. Hayat bize kimi zaman boş ve anlamsız görünmüş, kimi zaman da varlığımızın derinliklerinde tüm sıkıntılara değdiğini hissetmiş ve gerçek mutluluk anları yaşamışızdır. Büyük acılar, kayıplar karşısında bazen kabuğumuza çekilmiş, bazen de olumsuzluklardan ders çıkararak yaşamımıza yeni bir yön vermişizdir. Düştüğümüz zaman tekrar ayağa kalkıp yürüme cesaretini bulmamızı sağlayan o güç hepimizin içinde, özümüzde. "Biz insanlar bilinçli varlıklarız. Kadın ve erkek olarak doğar fakat yalnızca bilincimizin çapını genişletebildiğimiz ölçüde insanlaşırız.Birer makine değiliz. Bize ulaşan tüm uyaranlar ile onlara verdiğimiz yanıtlar arasında bir boşluk kalır. Bir bilinç alanı. Dönüşüm gücümüz ve seçme özgürlüğümüz işte o alanda, 'şimdi ve burada da bulunur." Hayata anlam katmanın, hayatı kendimiz ve başkaları için yaşanılır kılmanın bizim elimizde olduğu gerçeğini yeniden hatırlatan kitap, hepimizi bu mümküne davet ediyor. "Álex Rovira bize şunu tavsiye ediyor: Hayat bize birçok seçenek sunar. Bizler seçme özgürlüğüne sahibiz. Elimizden alınamayacak tek özgürlük de budur. Tavrımızı seçme özgürlüğü. Yani bütün mesele, seçme özgürlüğünüzü iyi kullanmanız, durmayıp yolunuza devam etmeniz." Prof. Dr. Osman Müftüoğlu. 120 SAYFA.
(LİTERATÜR HAYAT)

//

Kadınların menopozu deneyimleme şeklini kökten değiştirecek

JEN Gunter’den MENOPOZ EL KİTABI. Pratik, güven verici bilgilerle dolu bu temel rehber, kadınların menopozu deneyimleme şeklini kökten değiştirecek. Yazar, menopoz hakkındaki mitleri ve yanlışları gerçeklerle, bilimle, tarihsel bir perspektifle ve uzman tavsiyeleriyle çürütüyor.Menopoz hakkında tahmin edilebilir tek şey, tahmin edilemezliğidir. Doğru bilinen yanlışlar, yeterli sayıda bilimsel araştırma olmaması ve kadınları bedenlerine dair konuşmaktan utandıran toplumsal algılar hesaba katıldığında, kadınların menopoza geçiş sürecinde ve menopoza girdikten sonra neler yaşayacaklarını bilmemeleri şaşırtıcı değil. Oysa menopoz bir hastalık değildir; ergenlik gibi doğal bir değişimdir. Tıpkı ergenlik gibi, bu dönemde vücutta ne tür değişiklikler yaşanacağı konusunda doğru bilgilere sahip olmak çok önemlidir. Ne olduğunu, neden olduğunu ve neler yapılması gerektiğini bilmek hem güçlendirir hem de güven verir. Perimenopoz, ateş basması, uyku bozukluğu, seks ve libido, depresyon ve ruh hali değişiklikleri, cilt ve saç sorunları, meme sağlığı, kilo ve kas kütlesi, sağlık taramaları ve çok daha fazlası bu kitapta... 400 SAYFA.

(MUNDİ KİTAP)

//

Yazar kitabında tiyatro pratiğinin tüm boyutlarını görünür kılıyor

METİN And’tan CUMHURİYET DÖNEMİNDE TÜRK TİYATROSU (1923- 1983) Yazarın Türk tiyatrosu üzerine hazırladığı serinin üçüncü kitabı Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1923-1983), Cumhuriyet'in ilânından 1983 yılına kadarki 60 yıllık süreçte tiyatromuzda yaşanan gelişmeleri gözler önüne seriyor. Eser, Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki kültür politikalarından devlet tiyatrolarının oluşumuna, amatör gruplardan özel tiyatroların doğuşuna, seyirci alışkanlıklarından sahne tasarımındaki yeniliklere kadar geniş bir araştırmayı içeriyor. Yazar sahne tasarımı, dekor, kostüm ve oyunculuk biçimleri gibi teknik alanlara da derinlemesine yaklaşarak tiyatro pratiğinin tüm boyutlarını görünür kılıyor. Topluluklar, sanatçılar, tiyatro binaları ve oyun gösterimlerine dair kapsamlı ve zengin bir fotoğraf seçkisi sunan eser, görsel açıdan da önemli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. Türk tiyatro tarihinin kilometre taşlarından biri olan Cumhuriyet Döneminde Türk Tiyatrosu (1923-1983), 1983'ten günümüze kadarki büyük boşluğu dolduracak çalışmalar için de kılavuz niteliğinde bir eser. Cumhuriyet dönemi tiyatrosunu incelemenin bir güçlüğü, yeterli tarih uzaklığı bulunmayışıdır. Kurumların, söz sahibi kişilerin, yaratıcıların çoğu varlığını sürdürmektedir. Bu satırların yazıldığının ertesi günü tiyatrolar yeni oyunlara başlayacak, eserlerini incelediğimiz bir yazar belki yepyeni bir anlayışta bir eser ortaya koyacak, burada sözü edilen bir tiyatro belki yarın kapanacak, belki bir yenisi açılacak. Böyle oluşum içinde bir süreci 60 yıl içinde dondurmak ancak, bu 1983'te kapattığımız 60 yıllık dönemi; değerlendiremeden, ayıklamadan, olduğu gibi ve bir hammadde niteliğinde sunmakla olabilirdi; bizim yaklaşımımız da bu yolda oldu. 672 SAYFA.

(YAPI KREDİ YAYINLARI)

//

Kendilerini içinden çıkılması zor bir açmazın tam ortasında bulurlar

ALMİLA Aydın’dan ANAHTAR AÇMAZI. Geçen yüzyıldan kalma bir sır aydınlığa kavuşuyor... Alexevlerinin tavan arasında 1910 yılından kalma bir mektup bulur. Osman Hamdi Bey’e gönderilen ama alıcısına ulaşamadığı için iade edilen mektup önemli bir sırrın da habercisidir. Buna göre, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne gizlenmiş bir anahtar Paris tren garındaki dolaplardan birine aittir ve içinde paha biçilmez bir hazine saklıdır. Alex, arkadaşları Nilay ve Emre’yle birlikte anahtarın peşine düşer. Ancak “küçük” bir sorun vardır! Anahtarı bulsalar bile, mektupta sözü edilen gar artık yoktur, yerini yaklaşık kırk yıl önce Orsay Müzesi’ne bırakmıştır. Dolabın ise nerede olduğu belirsizdir. Anahtarı bulmayı kafasına koyan üç arkadaş, kendilerini yalnızca İstanbul'dan Paris'e uzanan bir serüvenin değil içinden çıkılması zor bir açmazın tam ortasında bulurlar. Yazarokuru geçmişle şimdi arasında gizemli bir yolculuğa davet ediyor... 160 SAYFA.
(ALTIN KİTAPLAR)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri