Yaklaşık 30 yıl boyunca Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde çeşitli birimlerde görev ve amirlik yapmış olan Eraslan, yaşanan olayların temelinde sosyolojik sorunlar bulunduğunu ifade etti. “Bunu olayı politize etmek için söylemiyorum. Ancak sorumluluk siyasi olarak iktidara aittir. Çünkü ortada ciddi bir sosyolojik problem var” dedi.
“her okula polis koymak çözüm değil”
Okullarda güvenliğin artırılması adına her okula polis görevlendirilmesi tartışmalarına değinen Eraslan, bu yaklaşımın sürdürülebilir ve etkili olmadığını dile getirdi. Polislerin okul önünde yalnızca dış tehditlere müdahale edebileceğini belirten Eraslan, “Akran zorbalığı, aile içi sorunlar, psikolojik problemler ya da eğitim sistemine bağlı sorunları polis çözemez” diye konuştu.
Kahramanmaraş’ta yaşanan olay üzerinden örnek veren Eraslan, “14 yaşındaki bir çocuk silahı çantasında okula getirebiliyor. Kapıdaki polis bunu nasıl tespit edecek? Tüm öğrenciler her gün aranacak mı? Bu hem sürdürülebilir değil hem de çocukların psikolojisini olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
“sorun çok katmanlı: eğitim, aile ve rehberlik”
Sorunun üç temel başlıkta ele alınması gerektiğini vurgulayan Eraslan, ortaöğretim sistemindeki eksiklikler, aile ilgisizliği ve okullardaki rehberlik hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekti. Okullarda rehberlik sisteminin aktif hale getirilmesi gerektiğini belirten Eraslan, risk altındaki öğrencilerin erken tespit edilmesinin önemine işaret etti.
“Sınıf öğretmenleri düzenli gözlem yapmalı, öğrenciler spora ve sosyal faaliyetlere yönlendirilmelidir. Aileler de okulla iş birliği içinde olmalı” diyen Eraslan, baskıcı yaklaşımların özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda ters etki yaratabileceğini söyledi.
“kurumlar sorumluluğu polise yüklememeli”
Eraslan, bakanlıkların kendi sorumluluk alanlarını polise devretmemesi gerektiğini belirterek, her kurumun önleyici güvenliği kendi bünyesinde sağlaması gerektiğini ifade etti. 5188 sayılı Özel Güvenlik Kanunu’nu hatırlatan Eraslan, okulların kampüs sistemine geçirilerek özel güvenlik görevlileri tarafından korunabileceğini dile getirdi.
“amaç ceza değil, kriz yönetimi olmalı”
Çözümün kurumlar arası koordinasyonla mümkün olacağını belirten Eraslan, önerdiği modeli şu şekilde özetledi:
• Okullar riskli öğrencileri tespit etmeli
• Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı sosyal durumu incelemeli
• Sağlık Bakanlığı psikolojik destek ve tedavi süreçlerini yürütmeli
• Emniyet birimleri olayın güvenlik boyutunu yönetmeli
“Burada amaç cezalandırmak değil, krizi yönetmek olmalı” diyen Eraslan, sürecin sabır ve istikrarla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“toplumsal dönüşüm eğitimle mümkün”
Toplumsal sorunların çözümünde eğitimin rolüne dikkat çeken Eraslan, Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eseri örnek gösterdi. Finlandiya’nın eğitim yoluyla gerçekleştirdiği dönüşüme değinen Eraslan, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu kitabı özellikle askeri okullarda okutulmasını tavsiye ettiğini hatırlattı.
Eraslan, Türkiye’de de benzer bir anlayışla eğitim odaklı politikaların güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Toplumun bilinçlenmesi ve sorunların kökten çözümü ancak eğitimle mümkündür” dedi.
Emekli Emniyet müdürü Eraslan: “Sorun çok katmanlı: eğitim, aile ve rehberlik”
Türkiye’de son dönemde yaşanan okul temelli şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emekli Emniyet Müdürü H. Ferudun Eraslan, sorunun yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini vurgulayarak, çok boyutlu yaklaşım gerektiğini dile getirdi.
Yorum Yap
Yorumlar (1)
{{member_name}}
{{formatted_date}}
{{{comment_content}}}
YanıtlaYükleniyor ...
Yükleme hatalı.