22 Kasım 2019 Cuma

Metin Cangör / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

TÜRKİYE'DE YEREL BASIN‏

29 Nisan 2015 Çarşamba 10:08
Sevgili okurlar bugün Avrupa Birliğine, Amerika'ya, Japonya veya İskandinav ülkelerine gittiğiniz zaman ve onlarlar konuşacak kadar lisan biliyorsanız yerel basının ne kadar önemli olduğunu hemen anlarsınız. Hertarafta müstakil evlerin bahçe kapılarında boru şeklinde gazetelik vardır, sabah gazete dağıtımı ile harçlık kazanmak isteyen Üniversite öğrencileri erkenden yerel gazeteleri bu kutulara atarlar.  Ayrıca para atılıp alınan otomatik makinelerde vardır. Parayı atar istediğiniz gazeteyi alırsınız.
 
Genellikle halk Ulusal televizyonları izler ve dünya ile ülke genelinde ne olduğunu takip eder.  Yerel haberleri gazetelerden alır. Buna sebep vefat haberlerini ve diğer ilçe içindeki olayları takip edebilmek içindir. Bu hemen her medeni ülkede aynıdır.
 
Türkiye'ye gelince bu böyle değil ve hemen kafadan ilk olarak halkı suçlu buluruz ve ''zaten okumaya hevesleri yok bizim halkın'' deriz.  Şimdi soruyorum, AB ülkeleri, Amerika, Japonya ve İskandinav ülkelerine insanların evlerinin kapısının önüne sabah erkenden, yağmur, kar, çamur gazeteyi götürmeseniz acaba okurlar mı?  Yerel gazeteler sabah saat en geç 06.30 da kapıdadır ister yağmur yağsın, ister kar.  Gazete dağıtıcısının giyeceği yağmurluk vardır ve gazete yine gelir.  Genelde her evin kapısında boru şeklinde gazetelik vardır, bu yağmurda gazete ıslanmaması içindir.
Birçok Türk turist dostum bunların ne olduğunu anlamamış, sorarlardı.
 
Şimdi soralım bakalım Türkiye'de hangi İlçe'de sabah saat 06:30 da yerel gazete evlerin kapısına bırakılır? Bana sorarsanız hiçbir yerde bırakılmaz daha o saatte gazeteyi dağıtacak genç akşamdan kalmış uyuyordur. 
 
Marmaris'te bir tanıdığım günlük gazete satın aldı ve hevesle gazete çıkarmağa başladı. Belediyeden, askeriyeden ilanlar, reklamlarla para alıyordu. Kendisine israrla söyledim eğer yapmazsan gazeteler çoğaldığı zaman gelir bölünür zarar edersin, dağıtıma ağırlık ver dedim. Yanılmıyorsam 8-10 yıl gazeteyi çıkarttı, geçenlerde kendisini gördüğümde gazeteyi matbaacı arkadaşına devir ettiğini çünkü çok zarar ettiğini söyledi. ''Sen haklıymışsın ileriyi göremedim'' dedi. Bir ülke için ekonomi ne ise gazete için de dağıtım o dur. Dağıtamazsan unut, bir gün gelir zor durumda kalırsın.
Bunları yukarda isimlerinden bahsettiğim ülkeler 2.ci dünya harbinden önce yaşamışlar, biz daha yeni yaşıyoruz. 
 
Avrupaya veya Amerikaya gittiğinizde Marmaris gibi küçük ilçelerde sabah erken kalkın sabah 06:00 gibi ve bakın göreceksiniz. O gençler bisikletlerle gazete dağıtıyorlar sanki karıncalar gibi çalışıyorlar cep harçlıklarını çıkarsınlar diye.  Sabah kalkıp işe gidecek olan şahısta kahvaltısında yerel gazeteye göz gezdiriyor, ilçede öleni duyuyor, olanlardan haberi oluyor. Hatta gazeteler o gün en ucuz benzin ve mazotu satacak olan benzin istasyonunu bile ilan ediyorlar.  Bu şekilde gazeteler alışkanlık yapıyor ve bir zaman geliyor herkes sabah erken kahvaltıda gazeteyi arıyor. 
 

Bunlar edinilmiş tecrübeler, aksi halde iş kocakarı ilacı ile hasta tedavisine benzer.  

Bu yazı toplam 12541 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.